Yunanistan

Uygarlığın beşiği olarak adlandırılıyor. Görülmesi gereken bir çok yer var, ama modern yüzüyle de oldukça ışıltılı bir ülke.
YUNANİSTAN BİLGİLERİ
* Önemli şehirleri : Atina, Pire, Selanik, Kavala, Midilli, Sakız, Sisam, Korfu, Resmo.
* Uçuş süresi : 1 Saat, 25 dakika.
* Başkenti : Atina.
* Yüzölçümü : 131.940 km2.
* Resmi Dili : Yunanca (Rumca)
* Para Birimi : Avro.
* İklimi : Akdeniz iklimi var. Yazlar, kurak ve sıcak, kışlar ılık ve yağışlı geçiyor.
* Nüfus : 10.688.000 (2006 Yılı sayımına göre) Bu sayının %93’ünü Yunan’lılardan, kalanı da değişik uluslardan oluşuyor.
* Saat farkı : Türkiye ile saat farkı yok.
* Din : %98 Hristiyan Ortodoks.
* Vize : Yunanistan,Türk vatandaşlarına Shengen vize uyguluyor.
* Telefon kodu : 30

Önceleri krallık olan ülke, günümüzde parlamenter cumhuriyet sitemiyle yönetilmektedir.
51 Bölge ve 1 bağımsız bölge halindedir.

YUNANİSTAN
Antik çağda, 12 siteden oluşan İonya, Dor istilasından kaçan Yunan’lılar tarafından, Batı Anadolu topraklarında kurulmuştu. Yunanistan isminin kökeni, İyonya’dan gelmektedir. Araplar da Roma ve Doğu Roma İmparatorluğu içinde yaşayan Yunanlılara “Romalı” anlamında Rumi diyorlardı. Daha sonra Rum tabiri, Anadolu’da yaşayan Yunan’lılar için kullanılmaya başlandı. IV.Yüzyılda ikiye bölünen Roma İmparatorluğu, daha önce Roma İmparatorluğunun hakimiyeti altına girmiş olan Antik Yunanistan’ı da içeriyordu. İstanbul, Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkentiydi. Devamında Bizans’a merkez olmuştu. Ondan sonra da yedi yüz yıl sürecek olan Osmanlı İmparatorluğunun başkentiydi. 1821 Yılında, emperyal devletlerin desteğiyle başlayan Mora İsyanı ile, Yunan Krallığının temelleri atıldı. Yer olarak Mora Yarımadası ve Atina seçilmişti. 1918 yılına kadar da, Osmanlı İmparatorluğundan peyderpey alınan topraklarla Yunanistan’ın sınırları genişletildi.

Uygarlıkların beşiği diye de anılan Yunanistan, çok engebeli bir coğrafyaya sahip bulunuyor. En yüksek yeri, Yunan mitolojisinde “tanrıların evi” olarak kabul gören Olimpos Sıra Dağları. Dünyanın ilk olimpiyatları burada yapıldı.
Ege, İon ve Akdenizle kıyıısı bulunan ülke, Güney Avrupa’da, Arnavutluk ile Türkiye arasında yer alıyor. Diğer komşuları, Bulgaristan ve Makedonya.

ÖNEMLİ KENTLER VE BÖLGELER
Atina
Eski Yunan Medeniyetinin merkezi. Adını, savaş tanrıçası Athena’dan alıyor. İstanbul gibi çok kozmopolit bir kent. Persler’den Osmanlı’ya kadar bir çok imparatorluğunu izlerini taşıyor. Fakat bu gün için çok da modern bir şehir. Turizmin göz bebeği. Ülkenin en büyük şehri. Yaklaşık olarak dört milyon insan yaşıyor. İki defa, 1896 ve 2004 yılı yaz olimpiyatları burada yapıldı. Etrafı tepelerle çevrili olan Atina, liman olarak 7 Km. ilerideki Pire’yi kullanıyor. Işıltılı gece eğlenceleri, Akropol ve diğer çekici taraflarıyla en fazla turist çeken şehirlerden biri de Atina.

Pire
Akdeniz’in en büyük liman kentlerinden bir tanesi. Antik çağdan bu yana liman olarak kullanılıyor. Atina ile Pire arasına M.Ö.430 yılında Themisteokles tarafından örülmeye başlanan duvar, M.Ö. 86 yılında Sulla tarafından yıktırılmış. Bu önemli liman da o günden ortaçağa kadat küçük bir balıkçı kötü olarak yaşamış, fakat 1834 yılında Atina ülkenin başkenti olunca, şehrin yıldızı yeniden parlamaya başlamış.

Selanik
Bir milyona yaklaşan nüfusuyla, ülkenin ikinci büyük şehri. Ama en büyük özelliği, Osmanlı İmparatorluğu’nun da en büyük ve önemli şehri olması. Atatürk ve Nazım Hikmet’in doğum yeri. İkinci Abdülhamit, 1909 yılında hal edildiğine buradaki Alaaddini Sarayı’nda göz hapsinde tutulmuştu. 1997 Yılında, Avrupa Kültür Başkenti seçilmişti. YunanistanAtatürk’ün doğduğu ev, bu gün müzeye dönüştürülmüştür.

Kavala
Yine Osmanlı İmparatorluğunun en önemli kentlerinden birisi. İmparatorluk için uzun yıllar sorun olan Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın doğum yeri. M.Ö.6.yy’da Thasos ve Eretria’dan gelen kolonistlerce kurulan kentte Kavala’lı Mehmet Ali Paşa’nın doğduğu ev korunarak gelen misafirlerin ziyaretine açık tutulmaktadır. ,

Aynaroz (Meryem’in Arka Bahçesi)
Özerk bir bölge. İç işlerinde serbest, sadece dış işlerinde Yunanistan’a bağlı. Osmanlı’dan derin izler taşıyor. Sakinleri, sayıları 1900/2000 civarındaki keşişler. Bafa Gölü ve Keşiş Dağı (Bursa, Uludağ) sürülüp buraya yerleşmişler. Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş bu din adamlarının tek görevleri olabildiğince çok fazla ibadet etmek. Az yemek yiyorlar, az uyuyorlar. Adada dişi sinek bile uçmuyor denilse yerinde olur, kadınlar kesinlikle giremiyorlar. Keşişlerin hayatlarında kadına yer yok, annelerini bile görmüyorlar. Genelde çok küçük yaşlarda geliyorlar buraya. Bir daha da çıkmaları yasaklanıyor. Kapılarını kadınlara kapatan Aynaroz, erkeklere de çok açık sayılmaz. Özel bir vize gerekiyor ve olabildiğince az veriliyor. Keşişler, kendi ihtiyaçlarını kendileri karşılıyorlar. Zaten çok az şeye gereksinim duyuyorlar. Asla traş olmuyorlar. Saç- sakal kesmeleri, çok fazla yıkanmaları, denize girmeleri yasak. Büyük manastırların yanı sıra, dik kayalıkların tepelerinde, zorlukla çıkılabilen çok küçük münzevi manastırlarda da yaşıyorlar. Büyük manastırlar çok önemliler. Hemen her ülkeye ait el yazması kitap ve belgeler, bu manastırların taş kulelerinde, yangına ve tahrifata karşı koruma altında tutuluyorlar. Ve bu yüz yıllardır yapılıyor. Yani, Aynaroz çok zengin bir tarihi belge zengini. Manastırlar, ait oldukları ülkelerin mimari öğelerinin yanı sıra, konumlandıkları çetin doğa koşullarına uygun mimari öğeler de taşıyorlar ama en çok da Osmanlı’nın ahşap Türk Evi sistemleri, çıkmalarda kullanılan eli böğründeler şaşırtıyor gidenleri. Yani, Ortodoksluğun en büyük kalesi Aynaroz, Antik Yunan kadar, Osmanlı’dan da izler taşıyor. Kadınların buraya hiç bir şekilde girememeleri, dünyadaki feminist hareketin önderlerini sürekli olarak keşişlerle karşı karşıya getiriyor.

Yunanistan Adaları, Antik çağdan bu yana yüzleri denize dönük yaşayan Yunanlılar, girintili çıkıntılı kıyılara sahip ülkeleri kadar, adalarda da büyük medeniyetler kurdular. Günümüzde de turizm alanında Yunan Adaları en iyi turistik noktaların başında yer almaktadır. Anadolu Yarımadasının da çok yakınında bulunan adaları şöyle sıralayabiliyoruz. Semadirek, Rodos, Kos (İstanköy), Samos (Sisam, Santorini, Mykonos, Midilli(Lesbos), .

Antik Eleusis Kenti
Atina civarındaki bu antik kent, adını her yıl düzenlenen Eleusius Gizemleri kutlamalarından alıyordu. Bu kutlamalar, tahminen M.Ö. 1500’lerde başlamış ve M.S.392 yılında Doğu Roma İmparatoru Theodosios tarafından sonlandırılmıştı. Bir pagan inannışına dayayan bu eğlenceler bnlerce kişi tarafından burada bulunan bir tapınakta gerçekleştiriliyordu. Hikayesi, tanrıça Demeter’in kızı Persephone’yi yer altı tanrısı Hades’e kaptırmasına dayanıyordu. Şenliğe katılanlar Kermeikos antik mezarlığından başlayan kutsal bir yolla Eleusis’teki tapınağa ulaşıyor ve katılımcılar tarafından yürünerek geçiliyordu. M.S. 133 Yılında Atina’ya gele nRoma İmparatoru Hadrianus da o kışı Atina’da geçirmiş ve Elusis’teki oyunlara katılmıştı. Ama buradaki tapınak M.S.396 yılında Vizigot Krlaı Alaric’in Yunannistan topraklarını fethetmesi ve hristiyanlığı getirmesiyle tamamen terk edilmişti.

Nereleri Görmeli ?
Uygarlığın beşiğindesiniz. Çok da iyi korumuşlar. Olabildiğince gezmeye ve görmeye çalışınız. Akropole çıkın. UNESCO, korunması için hemen listesine almış. Olimpiyat Stadında yapılan 2004 yılı açılış seromonisi, seyredenleri resmen antik çağlara götürmüştü. Bu muhteşem stadyumu görün. UEFA’nın beş yıldızlı statlarından bir tanesi de burası. Parlamento binasını ve meçhul Aristo Meydanı’nı görebilirsiniz. Zeus Tapınağını görmeyi ihmal etmeyin. Selanikte iseniz; Atatürk evi ile Aristo Meydanı, Saint Pantelemion Kilisesi, Ayasofya ile Roma Agorasını gezin.

Ne yapmalı ?
Uzo için, eğlenin. Uzo, rakıyı, sirtaki de harmandalını andırıyor. Türkçe konuşabilirsiniz. Mutlaka anlayanlar olacaktır. Mutfakları, bizimle aynı. Hiç yadırgamayacaksınız.

Yazı : Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz