Amasra, Safranbolu Ve Yörük Köyü Yolculuğum

Amasra, Safranbolu Ve Yörük Köyü Yolculuğum : Yörük Köyü, Safranbolu ve Amasra, her zaman zevkle seyahat yapılabilecek yerlerden. Ama, bu geziniz bir bahar mevsimine denk gelmişse eğer, mutlaka anılarınızın bir yerlerinde daima hatırlanmaya değer izler katacaklardır.

Yaklaşık bir yıl kadar olmuştu Batı Karadeniz’e gitmediğim. Özellikle, Amasra’da  biraz fotoğraf çekmem gerekiyordu. Bu defa farklı bir yolculuk planlayıp, bir seyahat acentasıyla gitmeye karar verdim. Çoktandır eşimle bu tür bir yolculuk yapmamıştık. Bu defa, ikimiz çıktık bu iki günlük küçük tura.

Cuma akşamı başlayan otobüs yolculuğumuz, sabah erken bir saatte, Yörük Köyü girişine yakın büyük bir kahvaltı mekanında sonlandı. Kahvaltı yapmak için aynı anda mekana üç tur otobüsü dolusu müşteri girdiğinden, profesyonelleşememiş mekan yöneticileri ne yapacaklarını şaşırıp, hizmette başarısız olunca, gün tatsız bir kahvaltıyla başlamış oldu. Ama bu tatsızlık, Yörük Köyü’nün güzelliği içinde eriyip gitti.

Köy, baharda daha bir güzel göründü gözüme. Eşimin ilk gidişiydi, hayran kalışını net bir şekilde gözlemledim. Safranbolu ve Amasra her zaman için çok sevdiğim yerlerdendir. Buradan geçip de Bartın’a uğramamak, benim gibi birisini biraz incitiyor. Fakat ne yazık ki Bartın programa dahil olmadığından, yapılacak bir şey yoktu, kenarından geçip gittik,  ben de sineye çekmek zorunda kaldım.

Gece, Zonguldak merkezinde bulunan  beş yıldızlı bir otelde konakladık. Bunu anlatmadan geçemeyeceğim. Harika bir oteli inşa etmişler. Otel ağzına kadar dolu. Ertesi sabah bir kahvaltı yapıp çıkacağız. Fakat gel gör, beş yıldızlı bir otelde ağız tadıyla bir bardak çay içemiyorsun. Bu nasıl bir turizm anlayışıdır, bir otelin çayı nasıl denetlenir, bu kadar küçük ve önemli bir tatsızlık nasıl olur da önlenebilir diye, birlikte gittiğimiz insanlarla küçük sohbetlerde bulunduk, ama ne yazık ki bizim günümüz güzel bir çay içemeden başladı. Koca otel, kahvaltıda vereceği çayı şehir suyuyla demlemiş, fakat o sırada musluktan su değil klor akıyormuş, ama otel yetkilileri bunu hiç mi hiç önemsemiyorlar. Böyle bir durumda ne yapılır? Hiç bir şey, çünkü artık işletmecinin insafına bırakılmışsınız. Çok küçük fakat çok önemli bir ayrıntı, bu nasıl çözülür açıkçası merak etmiyor değilim. Geçen senelerde Çorum’un beş yıldızlı otelinde elektrik çarpması geldi aklıma. Çorum gibi önemli bir turizm kentine beş yıldızlı bir otel yapılmış ama topraklama sistemi hatalı olduğu için, asansörde yahut kahvaltı sırasında peynir alırken küçük bir elektrik akımına kapılıyorsunuz. Eğer olayı bilmiyorsanız, hem canınız acıdığı hem de korktuğunuz için yetkiileri uyardığınızda da; korkmayın efendim, bir şey yapmıyor, topraklama hattı kısa yapıldığından oluyor bu gibi bir bilgiyle aydınlatılıyorsunuz. Yani Çorum’un elektrik çarpan oteli ile Zonguldak’ın klorlu çay sunan oteli arasında bir fark göremedim ben.(Çorumdaki otel bu arızasını düzeltmiş olabilir, anlattığım otel iki -üç sene önceydi). Zaten fark da yok, ikisi de beş yıldızlı otel!

Tur, iki günde bitti. Bana, güzel bir hafta sonu gezisi ve eşimle uzun zamandan bu yana yapmadığım bir seyahat fırsatı verdi. Özlemişiz, ikimize de iyi geldi. Bahar, bütün tur güzergahlarını inanılmaz derecede güzelleştirmiş. Otobüs yolculuklarını daha zevkli bir hale getirmiş. Kaçırmayın, size de iyi geleceğine yürekten inanıyorum.
Sevgilerimle.
Bilsen Gürer
Editör

bgurer@isiltur.com.tr

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz