Bergama Yolculuğum

Hiç bıkmadan, çok severek gittiğim mekanların başında yer alıyor Bergama. Teleferik yapımı sırasında, yanlış bir proje olduğu ve kesinlikle yapılmaması gerektiği konusunda oldukça emek vermiştim. Bu gidişimde mücadelem konusunda ne kadar haklı olduğumu üzülerek gördüm.

9 Temmuz 2014 Salı sabahı erken bir saatte ayrıldık Ayvalık’tan. Geçen sene otobüsle gittiğimiz Bergama’ya bu kez özel araçla gidiyorduk. İlk durağımız akropoldü. Hava olabildiğince sıcaktı, yüksekteydik ama rahatsız edici bir güneş de tam tepemizdeydi.

Bu yüzden acele etmeden, hemen hemen bütün gölgelerden faydalanarak gezdik. Bu defa yukarıdan başlayıp, Attalos Evi’ne kadar indik, oradan çıktıktan sonra Eumenes Kapısı’nın dışından yürüyüp Şölen Kapısı’ndan Gymnasion’a girdik. Gezmeye başladığımız giriş kapısından çıktık.

Akropol’e girişte önce Zeus Sunağı’na yürümüş ve bir müddet büyük çam ağacının gölgesinde dinlenmiştik. Eşim orada oturmaya devam ederken, ben Athena Kutsal Alanı ve tiyatroya çıkıp fotoğraf çekerek geri dönmüştüm. Geçen senede olduğu gibi bu sene de Trajan Mabedi, çevresi ve arsenalin olduğu yere gitme fırsatımız olmadı. Ama orta kenti daha ayrıntılı gezip, aşağıda da daha önce sık gitmediğimiz kısımları görmüş olduk. Bergama Müzesi’ne giremedik çünkü yukarıda farkında olmadan güneş çarpması yaşadım. Mide bulantısı, baş ağrısı ve halsizlik başlayınca, kapanış saati sonrasında otele dönüp yatmak zorunda kaldım. Bergama’da İskender Otel’de kaldık. Bunca senedir Bergama’ya gelir giderim ilk defa konaklama yaptım. Bizler turizmci olarak Bergama’da bir konaklama sıkıntısı olduğunu biliyoruz ama bu gezide şunu gördüm kü; Bergama artık turizmden umudunu kesme noktasına gelmiş.

Akropol’de tam gün kaldım ama gün boyunca çok az turist grubuna rastladım. Daha önceki senelerde, bu aylarda kalabalık gruplardan fotoğraf çekmeye fırsat bulamaz, sıkıntı yaşardım. Ama, ertesi sabah, bu teşhisimin ne kadar doğru olduğunu üzülerek gördüm. Sabah uyandığımda iyiydim. Bir önceki günün yorgunluğu ve yaşadığım sıkıntılardan eser kalmamıştı.O sabah erkenden Asklepion’a gittik. Amacımız akşama doğru müzeye gitmek, özellikle de oraya Çandarlı’dan getirilmiş olan birkaç eseri ve arkaik bir vazoyu fotoğraflamaktı. Çünkü o akşam Çandarlı’ya gidecek ve Pitane Antik Kenti’ni gezecektik. Üzülerek söylemek zorundayım, Asklepios’da in-cin top oynuyordu. Gruplar yok denecek kadar azdı, birkaç bireysel turist o kadar. Ben bu konuda birşeyler biliyordum ama açıkçası durumun bu kadar vahim olduğunu tahmin etmemiştim.

Üç-dört sene önce, Bergama Akropolü’ne teleferik yapılacağı zaman, TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) bunun çok gereksiz bir proje olduğunu savunmuş, hatta bir seyahat acentası vasıtasıyla teleferik projesi mahkemelik olmuştu. Ama mahkeme acentanın aleyhinde sonuçlandı. Zaten teleferik de o sırada yapılıp bitirilmişti. Bergama’da bulunan bu antik zenginliğin içine en az üç katlı birer bina yüksekliğinde, tamamen camdan ve çelikten oluşan, çevresiyle uyumsuz teleferik ayaklarına ait iki bina yapıldı. Üstelik teleferiğin aşağı ayağı, çok önemli bir nekropol üstüne inşa edildi. Bütün bu katliamlar sırasında da ilgili kurumlar sessiz kaldılar, gerekli raporları yazıp teleferiğin yapılmasına göz yumdular. Gerekçe olarak da antik surların buraya çıkan otobüslerin yükünü taşıyamadığı ve surlarda açılmalar olduğuydu. Halbuki bu şekilde düzenlenmiş hiçbir rapor bulunmamaktaydı. Kaldı ki, böyle devasa ve gereksiz bir teleferik yerine, küçük şatıllarla bu olayın çözümlenmesi mümkün bulunuyordu. Ama, teleferik konusunda ısrar edilip, Bergama’nın sonunu hazırlayacak olan proje hayata geçirildi. Bergamalılar bu katliam karşısında sessiz kaldılar. Tıpkı, Allainoi olayında olduğu gibi.

Şimdi sıkıntı bütün Bergamalıların tek ortak noktası olmuş. Konuştuğumuz herkes, bir-iki seneden bu yana hızlı bir düşüşe geçen turist sayısını anlatıp dertleniyor. Durup duruken, buraya gelen turiste yüklenen teleferik ücretinin gereksizliğinden kimse bahsetmiyor ama sıkıntı herkesin yüreğine oturmuş. Turisti akılsız görüp Deli Dumrul misali susuz köprülerden geçiş ücreti talep etmek neymiş, Bergama’ya bakıp görsünler. Belki, turizm alanında yapılan yanlışlar konusunda caydırıcı olur. Asklepios’tan ayrılıp müzeye geçecektik ama karar değiştirip Çandarlı’ya yöneldik. İlk defa gideceğimiz bir yerdi, dolayısıyla biraz erken gidip kalabileceğimiz bir otel bulmaya karar verdik. Dönüşte Bergama Müzesi’ne gireriz diye düşündük. Ama ne yazık ki Çandarlı’da umduğumuzu bulamadık. Merkezde istediğimiz bir otel yok gibiydi. Biraz gürülütülü geldi bize. Giriş yolunda, zeytin ağaçlarının arasında butik bir otel görmüştük, geri dönüp orada kalmaya karar verdik. Geldiğimizde de, otelde kapı-baca açık, fakat sevimli bir köpekten başka bir allahın kuluna rastlayamadık. Tabeladaki telefondan aradığımızda da, otelin satışa çıkarıldığını ve misafir kabul edilmediğini öğrendik. Bu tatsız ve konuğu hiçe sayan durum, nedense Çandarlı konusunda bizde sıkıntı yarattı ve ani bir kararla gerisin geriye Ayvalık’a döndük.

Umarım gelecek sene Çandarlı’ya gitme şansım olur ve bir daha bu tür tatsızlıklarla görmediğim bir yöre hakkında böylesine olumsuz düşüncelere sahip olmam. Bu iki günlük gezim, benim için biraz farklı bir deneyim oldu. Ben böyle küçük olumsuzluklardan kolay kolay etkilenmem ama bu defa öyle olmadı. Bergama’nın geldiği noktaya üzüldüm, bunu baştan biliyorduk, dinletemedik, biz haklı çıktık ama sonuçta kaybeden hepimiz oluyoruz.

Acaba, Allianoi yok edilmeseydi, Bergama’ya teleferik gibi gereksiz bir çalışmayla ek maliyet getirilmeseydi, bu gün yine bu kadar büyük bir umutsuzluk olacak mıydı? Bunu öncelikle Bergamalıların iyice düşünmeleri ve sağlıklı bir analizde bulunmaları gerekiyor. Bir başka Bergama daha yok. Dünyanın en güçlü uygarlıklarına ev sahipliği yapmış, eskiçağ tarihinin en iyi yazarları, hatipleri, imparatorları, kral ve kraliçelleri Bergama’da iz bırakmışlar. Dünyanın en eski destanlarına girmiş, günümüzün bütün önemli müzelerini zenginleştirmiş, ama Bergamalılara fayda sağlayamıyor. Sebebini bulmalı ve bundan sonraki tahribatları önleyerek, durumu kendi lehlerine çevirmeleri gerekiyor.

En iyi dileklerimle.
Bilsen GÜRER
Editör
bgurer@isiltur.com.tr

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz