Büyük Yeni Han

Osmanlı Padişahı III.Mustafa (1757 – 11774)  tarafından, Laleli Külliyesi ve diğer vakıflarına gelir getirmesi amacıyla yaptırılmıştır. Mahmutpaşada, Çakmakçılar Yokuşu ile Sandalyeciler,  Çarkçılar ve Tarakçılar sokakları arasındadır. Mimarı,  Mehmet Tahir Ağa, yapım tarihi 1764 yılıdır.

Üst tarafında Sandalyeciler, alt tarafında Çarkçılar, arkasında ise Tarakçılar sokaklarının çevrelediği bir alan üzerinde kurulmuştur. Ana giriş  kapısı, Çakmakçılar Yokuşu üzerindedir. Kitabesi yoktur, sadece avluda bir çerçeve kalmıştır. Bu çerçevenin içinde, yapının  inşa tarihi,  banisi ve mimarının ismi olduğu söylenmektedir.

Çakmakçılar Yokuşu ile Sandalyeciler sokağı köşesinde, saçağın alt tarafında bir  kuşevi ve Maşallah yazısı bulunmaktadır. Han dar ve çok meyilli bir arazide yapıldığından topografya ve şehir dokusuna uyma kaygısı ile oldukça ustalıklı ve muntazam geometrik biçimi olmayan bir plan uygulanmıştır. Plan itibariyle, özellikle yokuş tarafında, düzgün olmayan bir dikdörtgen şeklindedir. Çok hareketli olan bu cephede yokuşun eğiminden dolayı zemin kat üzerinden başlayan ve cephe boyunca devam eden beş çıkma yapılmıştır. İkinci katta bu çıkmalar konsollarla biraz daha genişletilerek cephede daha bir hareketlilik sağlanmıştır. Cephedeki pencereler dikdörtgen taş sövelerin üzerinde sağır sivri kemerlerle dekore edilmiştir. Çakmakçılar tarafındaki köşesinde bir çıkma bulunur buradan itibaren bütün sokak boyunca cephe düzdür. Buradaki odalar dükkanların gerisinde kaldığı için pencereleri avluya açılmaktadır. Daha sonraları bu dükkanlar arkadaki odalarla aradaki duvar yıkılarak birleştirilmiştir. Çarkçılar sokağındaki cephe yolda eğim olmamasından dolayı düzdür. Yalnız bu cephe Çakmakçılar ile birleşirken kot farkı meydana geldiğinden dolayı iki kata iner. Hanın bütün cephe mimarisinde küfeki taşı arasında iki sıra tuğla hatıllar kullanılmıştır. Sadece alt katta yalnız taş kullanılmıştır. Hanın her iki avlusundaki revakların üstleri beşik ve çapraz tonoz ile örtülüdür. Odaların üst örtüleri ise çapraz tonozdur. Üç katlı olan bu yapının biri 42 m. diğeri ise 25 m. uzunluğunda iki avlusu olup bu avlulara üç ayrı yerden girilmektedir. Avlulların genişliği 12-15 metre arasında değişir. Avlular birbirlerine kemerli ve beşik tonozlu geçitlerle bağlanırlar ve her katta üç taraftan yuvarlak kemerli revaklarla çevrelenirler. Zemin ve birinci katlarda 58, ikinci katta ise 57 oda vardır.  Sandalyeciler Sokağı boyunca sıralanmış  40 adet dış dükkanı bulunmaktadır.

İkinci avlunun bir köşesinde yüzlerce yıldan bu yana hiç durmadan akan bir su bulunmaktadır. Üç katlıdır. Bu, hanlarda az rastlanılan bir özelliktir.  Kare kesitli taş pâyelere oturan tuğla yuvarlak kemerli koridorların arkalarında odalar sıralanır. Bunlar da tekne tonozlarla örtülmüştür. Üst katta beşik tonoz kullanılmıştır.  Âbidevî bir görünümü olan giriş cephesinde de sokağa bakan dükkânlar vardır. Girişin kalın demir levha kaplı ahşap kapı kanatları halen durmaktadır. Hanın arkada Tarakçılar sokağındaki girişi arazi meyli yüzünden ancak üçüncü kata açılan bir geçit durumundadır. C. Bildik’in 1948 yılında yazdığına göre bazı odalar vaktiyle burada alışveriş yapan tüccar ve sarrafların servetleriyle mütenasip bir şekilde tezyin edilmiştir. Bazı odalarda malakârî tezyinat ile edirnekârî resimler ve sanatkârane yapılmış musandra ve şirvanlar mevcuttur. Aynı yazar bilhassa 34 numaralı odanın çok gösterişli bir tonoz süslemesi olduğuna da işaret eder.

Büyük Yeni Han yapıldığında içeride sarraf dükkanlarının bulunduğu bilinmektedir. Hatta ticaret sicil kayıtlarına göre Emekli Sandığına bağlı bir kuruluş olan  “Emniyet Sandığı” da burada açılmıştır. Üst katlardaki odaları kullanan Emniyet Sndığı, 19 Haziran 1868’de açılmıştı. 1927’de Cağaloğlu’ndaki binasına taşınıncaya kadar bu handa kalmıştır. İstanbul Emniyet Sandığı, bir kredi kurumu olup, borç para veriyordu ve 1984 yılı başında Ziraat Bankası’na devredilerek kapatılmıştı. (İlk memuriyet hayatım, 1975 yılında, Emniyet Sandığı Moda Şubesi’nde başlamıştı). Bankalar Caddesindeki hanların yapılmasından sonra sarraflar buradan ayrılmışlardır. I. Dünya Savaşından sonraki işgal yıllarında bir müddet işgal kuvvetlerinin karargâhı olarak da kullanılmıştır.

Sandalyeciler sokağının üst kısmındaki tek kubbeli Sultan Mustafa Camii’ne bitişik Küçük Yeni Han da komşusu olan Büyük Yeni Han ile aynı zamanda yapılmıştır.

Mimarisine zarar vermeyen işlerde kullanılan, muntazam ve temiz bir iş ve ticaret merkezi durumunda olan han XX. yüzyılda hızla değişmiş ve civarındaki hanların hemen hepsinde olduğu gibi burada da odalar, binaya zarar veren küçük sanayi tesisleri ve dokuma atölyeleri tarafından işgal edilmiştir. Büyük Yeni Han’ın yapımından yetmiş seksen yıl sonra burayı gören İngiliz ressamı Bartlett’in Miss J. Pardoe’nin kitabı için çizdiği resimlerden birinde hanın birinci avlusu tasvir edilmiştir. Girişin tam karşısındaki bağlantı bölümü üç kat halinde ikişer kemerli olarak gösterildiğine göre bu durum gerçeğe uymamaktadır. Evvelce bu ara bölümün avluya bakan cephesi önünde de revakların olduğu ve sonraları bunların ortadan kalktığı düşünülürse de böyle bir ihtimal inandırıcı değildir. Fakat şu var ki bu gravür hanın avlusundaki hayatı tüccarları ve malları ile birlikte aksettirmekte, Büyük Yeni Han’ı en temiz ve bakımlı durumu ile tanıtmaktadır.

Büyük Yeni Han’ın inşaat sanatı bakımından en ilgi çekici tarafı hiç şüphe yok ki Çakmakçılar Yokuşu üzerindeki cephesidir. Burada en üst katın odalarına muntazam bir biçim vermek için bunlar çıkmalar halinde yapılmış ve öndeki sokağın kavsine göre de bu çıkmalara bir köşelerinde sıfıra inecek bir biçim verilmiştir. Çıkmaları taşıyan taş konsollar da gittikçe küçülen ölçülerde yontulmuştur.

Sultan  III.Mustafa
H. 1129’da (28 Ocak 1717) Edirne’de doğdu. Babası III. Ahmed, annesi Mihrişah Emine Sultan’dır. 28 Sene kafes hayatı yaşadıktan sonra, 42 yaşında iken tahta çıktı. Meziyetli, sağlam bir değerlendirme yeteneği ve temyiz kabiliyeti olan, basiretli, faal ve hükümdarlık vecîbelerine eğitim ve yeteneği elverdiği ölçüde samimiyetle sarılan, iyi kalpli, merhametli, hayır sever ve cömert bir kişiliğe sahip olarak gösterilir. Gelenek ve âdetlere bağlı, âdil, düzenli ve tutumludur. Güzel konuşur. İyi bir hattattır. Devlet işlerini idare etmiş ve direktifler vermiştir. Şehzadeliği sırasında, amcası Sultan III.Osman’ın şehzadeler hakkındaki kötü davranış ve düşünceleri dolayısıyla, zehirlenmeye karşı bazı ilaçlar öğrenerek kendisini koruma altına almıştır. Şairliği ve bilinen  şiirleri vardır. Saltanatı boyunca sekiz sadrazam ve dokuz şeyhülislâm ile çalışmıştır. İki oğlu (Selim ve Mehmed)  sekiz kızı olmuştur

22 Mayıs 1766 Tarihindeki büyük İstanbul depremi,  artçı sarsıntıları Ağustos ayına kadar devam etmiş ve  büyük bir yıkıma sebep olmuştu. 22.000 Keselik muazzam bir masraf açan deprem felâketi karşısında bütün imkânlarını seferber eden III.Mustafa,  başta Fâtih Camii olmak üzere birçok binayı yeniden ayağa kaldırmıştır.  Sadece Fatih Külliyesi’ne  1245 kese harcanmıştır.  Eyüp Sultan Camii, Dâvud Paşa Kasrı, Kapalı Çarşı, surlar, Baruthâne-i Âmire, Saraçhane, Yeniçeri Odaları, Tophane, Kızkulesi gibi yıkılan veya hasar gören yerler onarılmıştır. Şehrin iâşesi için 100.000’er kilelik üç ambar yaptırılmıştır. Lâleli Külliyesi, Üsküdar Ayazma Camii, Kadıköy’de kendi adıyla anılan cami,  Paşabahçe’deki birer küçük cami yaptırdığı eserler arasındadır.  Tophane yangınında yanan Kādirî Tekkesi ve Galata Mevlevîhânesi’ni yeniden inşa ettirmiştir (1765).   8 Zilkade 1187’de (21 Ocak 1774) vefat etmiş,  Lâleli Camii yanındaki türbesine gömülmüştür.

Mimar Mehmed Tahir Ağa
Büyük Yeni Han’ın mimarı  olan hassa  baş mimarı Mehmed Tahir Ağa’nın doğum tarihi bilinmiyor. Sultan I. Mahmud devrinde daha on iki yaşında iken babasıyla birlikte Rusya ve Avusturya seferlerine (1737-1738) katılmış,  1760 tarihinde  Hacı Ahmed Ağa’nın vekili sıfatıyla baş mimarlık görevinde bulunmuştur. 1761 yılı başlarında  bu göreve asaleten tayin edilmiş, ancak görevi uzun sürmemiş fakat değişik tarihlerde toplam dört defa hassa baş mimarlığına getirilmiştir. Ölüm tarihi olarak 1788 yılı sonrası kabul görmektedir.

Yazı : Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr

 

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz