Büyükada İskelesi

Büyükada’nın girişinde, gelenleri karşılayıp, gidenleri uğurlayan bu güzel iskelenin inşasına, 1914 yılında başlanmış ve bir sene sonra bitirilmiştir. Adalara ilk vapur seferleri 1846 yılında Galata Köprüsü’nden yapılmıştı. Bu günkü iskelenin yerinde bulunan eski ahşap iskelenin yapım tarihi de 1899’du. 1914 Yılına gelindiğinde yeni bir iskeleye ihtiyaç duyuldu. Görülmekte olan yığma bina yapıldı.

Sultan V.Mehmed (Reşat) devrinde, Osmanlı Neo-Klasik üslupta inşa edilen yapının mimarı, Mihran Azaryan’dır. Mihran Azaryan, 1876 Yılında İzmit Bahçecik’te (Bardizag)  doğmuş bir Osmanlı Ermenisiydi. 1914 Yılında, Bardizag’taki 18-60 yaş arsındaki bütün Ermeni erkekleri  askere alındılar. Mihran Azaryan da onların arasındaydı. İskeleyi askerliği sırasında  inşa etti ve 1915 yılında inşaatı bitirdi. Mihran’ın babası Bedros Azaryan, Mühendishane-i Hümayun mezunuydu. Bedros Kalfa adıyla biliniyordu. Oğlunun mimarlığa olan ilgisi babasından kaynaklanıyordu. Bedros Kalfa, özellikle 1894 İstanbul depreminden sonra İzmit ve Bahçecik’te birçok binanın inşaâsını üstlenmiştir. O tarihte oğlu da Sanayi-i Nefise mektebinden mezun olmuştu. Mihran, bir müddet İzmit’te çalıştı. Askerliği dört yıl sürdü. Daha sonra İstanbul ve Samsun’da da çalışmaya devam etti. 1935 Yılında İstanbul’a döndü ve serbest  mimarlık yapmaya başladı. 28 Mayıs 1952 yılında hayata veda etti. Şişli Ermeni Mezarlığı’na gömüldü.

İskele,  kara tarafında, iki yanda dükkanların sıralandığı bir hol ile başlıyor.  Holün sağında ve solunda, yolcuların giriş ve çıkışlarını sağlayan geçitler denize kadar uzanıyorlar. Ortada bulunan yolcu salonu sekizgen planlı olup, iki tarafında bilet gişeleri ile birer oda bulunmaktadır. İki bekleme salonu da ortadaki salonun buyukada_iskele_07önündedirler. Salonu deniz tarafında ters “U” biçiminde bir revak çevreliyor. Korunmuş olan küçük ve renkli camları, ahşap kapı ve pencereleri, özellikle de ayna ve konsolları ile oturma bankları, iskeleye ayrı bir güzellik ve sıcaklık katmaktadır.

İki katlı iskele binasına çıkan merdivenler içeridedir. İkinci katta, alttaki giriş holünün üstünde dikdörtgen planlı lokal salonu ve bu salona açılan iki büyük oda ile bir çay ocağı ve tuvaletler yer alır. Bu mekanlar giriş cephesi yönünde küçük, deniz cephesi yönünde daha geniş bir terasla sınırlanır.

İkinci katta 1918-1923 yılları arasında bir gazino bulunuyordu. 1923-1950 Yılları arasında da, mekan, Cumhuriyet Halk Partisi Adalar İlçe Merkezi olarak kullanıldı. 1950-1951 yılında ise burada bir kışlık sinema bulunuyordu. Yanılmıyorsam 1990 yılıydı, iki çocuğum Kınalıada’da denize girmişler, vapurla Bostancı’ya dönüyorduk. Kızımın kulağına su kaçmış, vapurda dayanamayacağı kadar ağrımaya başladı. Ağrıdan ağlayınca, yolcular, Büyükada İskelesi’nde doktor olduğunu, müdahale edip ağrıyı dindirebileceğini, çocuğun daha fazla acı çekmemesi konusunda beni uyardılar. İndim tabi vapurdan. Belediye doktoruymuş ve iskelede  küçük bir bürosu varmış. Ama ne yazık ki doktoru bir türlü bulamadılar. Zavallı kızımın acısı fazlalaştı, üstelik doktora gitmemiz daha da gecikti. O zaman Adada yaşamanın güzelliğinin yanı  sıra ne kadar riskli olduğunu da gördüm.

İskelede görülen çiniler, Kütahyalı Mehmed Emin Efendi tarafından yapılmışlardır. Binanın üzerindeki harika kubbe de,   sekizgen yolcu salonunun üzerini örten ve yüksek bir kasnağa oturan bir süs kubbesidir.

Büyükada, sevimli iskelesi ile karşılar gidenleri. Adanın büyüsü de, iskeleden başlar gidenleri sarıp sarmalamaya.

Yazı ve Fotoğraflar : Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr

buyukada_iskele_04

buyukada_iskele_06

 

 

 

 

buyukada_iskele_05

 

 

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz