Kadıköy Ali Paşa Çeşmesi

Kadıköy’ de, Osmanağa Camisi’nin önünde,  Bitpazarı’ nın girişindedir. Arkasını yasladığı ahşap yapı günümüzde de hizmet vermeye devam eden Osmanağa Hamamı’dır.

İstanbul’un tarihi çeşmeleri genelde kaderine terk edilmiş, suları akmayan, muslukları sökülmüş, tekneleri  çöplük haline gelmiş bir durumda iken, bu çeşme onarılmış ve suyu akar bir hale getirilmiştir.

Ali Paşa Çeşmesi, birkaç sene öncesine kadar “Sürmeli Ali Paşa Çeşmesi” olarak biliniyordu. Kadıköy’de bir Sürmeli  Ali Paşa çeşmesi vardı. Ama bu çeşme de, kayıtlarda, Sürmeli Ali Paşa tarafından yine Kadıköy’de yaptırılmış  ikinci bir çeşme olarak  yer almaktaydı. Ancak İstanbul Ansiklopedisi’nde çeşmeyi yazan Örçün Barışta, çeşme kitabesinde Sürmeli  lakabına veya Sadrazam ünvanına yer verilmediğini belirtmiş, Ali Paşa’nın bir başkası olabileceğini veya eskiden var olan bir çeşmenin onarılmış olduğunu yazmıştı.

2011 Yılında, KadıköIstanbul_Kadikoy_Ali_Pasa_Cesmesi_4y Belediyesi tarafından Necdet Sakaoğlu danışmanlığında hazırlanan Kadıköy Çeşmeleri kitabı için araştırma yapılırken kitabe daha dikkatlice okunmaya çalışıldığında,  daha önce okunmamış olan bir kelime bu defa dikkatlerden kaçmaz. Kitabe şöyle başlamaktadır;
Asaf-ı  Cem –şiyem Ali Paşa
Burada geçen Asaf  önemlidir. Bu, Osmanlı sadrazamları için kullanılan bir sıfattır. Kitabede belirtilen tarih de 1145 M.1732 yılıdır. Bu tarihte Osmanlı tahtında I.Mahmud oturuyordu. Hekimoğlu Ali Paşa’da, birçok görevden sonra, 1731 Kasımında, Tebriz üzerine yürümüş ve şehri mühimmat ve toplarıyla birlikte İranlılardan geri almıştı, çünkü Tebriz, 1730’da İranlıların eline geçmişti. Tebriz’in ikinci kez fethi dolayısıyla Padişah I.Mahmud’a Gazi ünvanı verilmiş, Ali Paşa Sadrazam olmuştu. Bu görevi üç buçuk yıl sürdükten sonra sadrazamlık mührü elinden alınmış, ancak iki kere daha verilerek üç defa bu görevde bulunmuştu.

Çeşme, Padişah I.Mahmud devrinde,  Sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa tarafından sadrazamlığının ilk yılında yaptırılmış. Kitabesinde önemli detaylar var. Hekimoğlu Ali Paşa’nın adı sadece Ali olarak belirtilse bile, Asaf denilerek Sadrazam  olduğu anlatılmış ve efsanevi hükümdar Cem’in vezirine benzetilmiş. Tanrı onun yardımcısı olsun denilmiş. Körlere benzetilen Kadıköyü çevresindeki güzelliklerin görünmez olduğunu, Ali Paşa’nın böyle gümüş renkli su bulduğunu, dağı taşı aşırarak çok parlak görüntülü bu çeşmeyi yaptırdığını, gönüllerden kederleri giderdiğini  ve başka çeşmelerin bunu görüp kıskandıklarını yazmış. Çeşme arayanlar da taslarını tutup doldurdular, böylece herkes yararlandı ve kendi ölçüsünde payını aldı, bu güzel su, Kadıköy’ün her tarafında aktı, öyle ki, sanki bu akışlar su suresini seslendiriyordu. Bu güzel ve hayırlı eseri Allah kabul etsin ve ölünce onun gözlerine cennet bahçelerini  göstersin. Cennettin Kevser suyunu akıttın. Tarih M.1732

Istanbul_Kadikoy_Ali_Pasa_Cesmesi_2Kitabeden anlaşıldığı üzere, Hekimoğlu  Ali Paşa sadece bu çeşmeyi yaptırmamış, çeşmeye gelen su yolunu da inşa ettirmiştir. Ama ne yazık ki günümüzde bu su yolunun izine rastlanılamamaktadır. Çeşme hazneli olup, kurnası,  asfalt seviyesinin zaman içinde yükselmesinden dolayı  aşağıda  kalmıştır.

Hekimoğlu Ali Paşa
Hammer, babasının adını Nuh Efendi olarak vermiştir. Annesi de Safiye Hanımdır. Nuh Efendi aslen Venedikli olup, kendi ülkesinde, Padova Üniversitesi’nde tıp eğitimi almıştı. Bir Türk hanımına aşık olduktan  sonra Müslümanlığı seçmiş olduğu söylenir.
Ali Paşa, Nuh Paşa’nın sekiz erkek evladından ikincisi olup, Hekimoğlu ünvanını babasından dolayı almıştır. 1689 İstanbul doğumludur. Önce, III.Ahmed devrinde silahşör olarak saraya girmiş, kabiliyeti sayesinde  yükselerek birçok görevde bulunmuştur. Üç padişah görmüş, ikisinin saltanatında üç defa Sadrazamlıkta bulunmuştur. İlk sadrazamlığı üç buçuk sene sürmüş, ikincisi yine I.Mahmud devrinde, 1155’te M.1742 yılında olmuş ve bu sadareti de bir buçuk yıl devam etmiştir. Üçüncü sadareti  1168 M.1755 yılında Sultan III.Osman devrinde olmuş ve sadece üç ay kadar sürmüştür.

Yaşadığı asırda sahip olduğu meziyetleriyle takdir edilen sadrazamlardandır. Ali mahlasıyla yazılmış şiirleri vardır ve alimleri koruyup gözetmiştir. Hem sadrazamlığında hem de harp sahalarında birçok başarısı bulunmaktadır. Üçüncü sadrazamlığının kısa sürmesinin nedeni kuvvetli şahsiyetidir. Silik bir paIstanbul_Kadikoy_Ali_Pasa_Cesmesi_1dişah olan III.Osman, sadrazama, kendisinden daha iyi vasıflara sahip bulunan Şehzade Mehmed’in öldürülmesini teklif edince, Ali Paşa, padişahtan gelen bu teklifi red ettiğinden öldürülmek üzere Kızkulesi’ne hapsedilir. Fakat Valide Sultan araya girer ve ölümden kurtulup Kalebend olarak Kıbrıs’ta Magosa Kalesi’ne gönderilir. Daha sonra affedilerek Rodos’ta yaşamasına müsaade edilir. Burada iken aynı padişah tarafından önce Mısır Valiliği daha sonra beşinci defa Anadolu Valiliğiyle görevlendirilir. Bu eyaletin merkezi olan Kütahya’ya geldikten kısa bir zaman sonra mesane hastalığından vefat eder. Yetmiş bir yaşındadır. (1171 H.1758 13 Ağustos)

Cenazesi Kütahya’da Saray Camisi yanında defnedilir. Ancak İstanbul için vasiyeti vardır . Yirmi altı gün sonra oradan alınıp, Koca Mustafa Paşa’da kendi adıyla yaptırdığı külliyesindeki türbesine defnedilir.

Yazı ve Fotoğraflar : Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz