
TUYED (Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği) başkanlığında yapılan ve İstanbul'lu turizm yazarlarından bir grubun da katıldığı sempozyum, Keşan'ın turizm problemleri ve çözümleri amacıyla gerçekleştirildi. TUYED başkanı Kerem Köfteoğlu'nun başarılı moderatörlüğüyle, Keşan Belediyesinin desteğiyle yapıldı. Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan'ın açış konuşması ile başlayan sempozyumda, başkan özetle şunları söyledi;
- Keşan'ın nüfusu yazın üç, dört misli artıyor. Bu her geçen yıl biraz daha fazlalaşıyor. Ama esnaf açısından da en fazla girdi yaz aylarında yaşanıyor. Turizmin teşvik edilmesi ve alt yapı sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Çok fazla mücavir alan var dolayısıyla merkezi yönetimin katkısı şart. Yani, çok büyük bir alanda kışın nüfus sıfır iken yazın büyük rakkamlara ulaşılıyor. İspanya veya İtalya gibi turizmden bir şeyler bekliyorsak bu yasal düzenlemelerin mutlaka yapılması gerekiyor. gelenler kaliteli hizmeti sunmak zorundayız. Mesela, gelenler tuvalet kültürümüzü eleştiriyorlar. Eğer bunu başaramazsak gelen turistin kalitesi ve alım gücünde her yıl düşme yaşanacaktır. Saroz’un iyi bir tanıtıma da ihtiyacı var. İstanbul’a çok yakın. Sabah işe gidip akşam dönenler var. Tanıtımda basına özellikle de turizm yazarlarına ihtiyacımız var. Erikli için gösterilen gayret devam etmeli, başarlı olunacağına inanıyorum.

TUYED Başkanı Kerem Köfteoğlunun konuşması da şöyleydi;
- Tatilciler çevreye duyarlı tatilleri tercih ediyorlar. Küresel ısınmaya karşı karbonsuz destinasyolar öneriliyor, dev airbus jetler yerine tren tercih ediliyor. 2005/2007 arasında turist sayısında 10 milyon artış sağlanırken, döviz girdisi 1,8 oranında kalmış. Bu yöre, dalış, batık, doğa yürüyüşü, kuş gözetleme, olta balıkçılığı, eko ve agro turizm ve bu ana başlıklar altındaki tüm olanaklar için çok müsait. Keşan, Saroz veya Erikli’nin ihtiyacı olan şey; farklılaşıp fark yaratabilmek. Farklılığınızı keşfedin ve tescilleyin. Yaratıcılık sınır tanımıyor, siz de yaratıcılık gücünüzü kullanın. Önce hedef kitlenizi belirleyin. Gelenlerin iyi bir tatil yapmalarını sağlayın. Uluslararası gelişmeleri ve hedef kitlelerini takip edin.
Gazeteci ve yazar Gündüz Mutluay;
Saros'a ilk gelişi olmadığını ve bu konuda bir çok makalesi bulunduğunu belirten Mutluay'ın söyledikleri de özetle şöyleydi:
- Kaz Dağları'ndan gelen oksijen zenginliği bir rüzgar koridoru ile Saros'a ulaşıyor. Saros'da da

denizden gelen iyotla buluşuyor. Bu ayrıcalıktan "Saros parfümü" adıyla markalaşabilecek bir temsili ürün yaratılabilinir. Burada yağ, un ve şeker var sadece helvanın karılması gerekiyor. Bu işin bir reçetesi yok ama basit kuralları var. Ürününüzü bir paket haline getiriniz. Saros, bu paketin merkezinde olmal. Onun etrafına ne kadar şey ekleyebilirseniz ekleyiniz ama ana eksen Saros Körfezi olarak kalmalı.
Bu sene erken rezervasyonlarda Akdeniz'deki bütün oteller satıldı, bu Saros için iyi bir şans olabilir, gelenler buraya yönlenebilirler.
Saros Körfezi Turizm Otelciler ve Yatırımcılar Derneği Başkanı ve İşçimen Otel'in işletmecisi Mustafa İşçimen;,
- Saros, Erikli ve Keşan üçgenini kapsıyor diyerek sözlerine şöyle devam etti; Ortalama 1000 civarında bir yatak kapasitesine sahibiz. Bunun dışında küçük çaplı ev pansiyonculuğu var. Bu sayı Anatlya'da sadece bir oteli kapsıyor. Ev pansiyonculuğunu geliştirip daha hijyen ve ekonomik olmalarını amaçlıyoruz. Biz henüz üç aylık bir derneğiz, Emit Fuarında kendimizi iyi ifade ettik, bu sezon başarı çıtasını yükselteceğimizi düşünüyorum. Ev pansiyonculuğunda belirli kriterlere ulaşılması için bu konuda çalışma yapacak olanlara da yardımcı olacağız. Gelip bize danışsınlar.
Önceleri burada sezon temmuzda açılır, ağustos ortasında kapanırdı. Şimdi nisan ortasında başlıyor. Üç, üçbuçuk ayı yakaladık. hedefimiz 150 güne çıkartmak. Scuba bize çok olanak yaratıyor.

Derneğin kurucularından olan gazeteci Cengiz Aktan'da;
Hükümet kararlarının öneminden bahsedip yöre insanının kenisini iyi anlatması gerekliliği üzerinde durdu.
- Daha önce Yayla Sahilinde yapılacak barıkçı barınağını engellemek için imza kampanyaları da yaptıklarını söyleyen Aktan, başarılı olamadıklarını anlatıp şöyle devam etti; Barınak yapıldı, yapılaşma başladı, şimdi, su binaların altını oyuyor, kumsalın yeri değişti. Siz ne kadar iyi projeler üretirseniz üretin, kendinizi ifade edemezseniz hükümet aldığı bir kararı uygulamaya koyuyor ve yaptığınız her şey bir anda yok ediliyor. İbrice içinde riskli bir proje vardı. Ama hükümet karşı çıkmıştı, bu yüzden gerçekleşmedi ve ikinci bir felaketin eşiğinden dönülmüş oldu. Şimdi Saroz'da doğal gaz ve petrol aranıyor. Hani, doğal bir akvaryumdu, çok önemliydi? İfade önemli. Ayrıca, Saros'un turizme açılmasında yerel yatırımcıya öncelik
verilmesi gerekiyor.

Sempozyumdan Notlar :
** Keşan'ı, yüzünü turizme çevirmiş olarak gördük. Ama hala gerçek organizasyonu yapamamıştı. Zaten kendileri de ifade ediyorlar, henüz bu konuda yeniyiz diyorlar. Üç aylık bir dernekle yapıyorlar bu işi. Şimdiye kadar yapılanlar el yordamıyla oluşmuş şeyler. Yurdumuzda kangren haline gelen ve özellikle kıyı kentlerinde oluşan ikinci ev (yazlık ev) olayı burada da var. Halbuki Keşan turizm açısından inanılmaz olanaklara sahip. Fakat mücavir alanlardaki yapılaşmayı daha fazla betona dönüşmeden zaptırap altına almaları ve özgün taş evlerini öne çıkrtmaları gerekiyor. Taş evler, küçücükler, tahta kapılı tahta pencereliler fakat büyük ölçüde atıl kalmışlar. Bu konuda acleci davranıp,sayıları daha fazla azalmadan bu ögün yapıları turizmin hizmetine sokabilirlerse, işkeri biraz daha kolaylaşacaktır.
** Büyük çaplı sanayi kuruluşları olmadığından henüz çok fazla kirlenme yaşanmamış. Temiz toprak ve şimdilik yeterli suya sahipler. Belki saf tohum bile vardır Keşan ve çevresinde. Bütün bu fırsatlar iyi değerlendirildiğinde alternatif turizmde iyi projeler çıkabilir.
** Yapılan ölçümler sonrasında rüzgar koridorunun rüzgar sörfü için de uygun olduğu saptanmış. İlk olarak bu sene 16/17 mayıs tarihlerinde rüzgar sörfü etkinlikleri yapılacak. Bu da bölge için iyi bir şans oluşturuyor.
** Körfezin su altı zenginliği Keşan'a tartışılmaz bir olanak sağlıyor zaten. Doğayı tahrib edecek büyük projelerden kaçınarak daha profesyonel etkinlikler yapılabilir.
** Keşan köylü pazarı daha iyi bir hale getirilerek hafta sonları İstanbul için bir
çekim alanı olarak sunulabilinir. Bu sağlanabilirse, Keşan sadece yaz aylarında değil her zaman gidilip doğal ürün alınabilecek bir yer hailne gelecektir. Diğer etkinliklerin yanısıra sunulacak böyle bir imkan buradaki turizmcinin elini güçlendirir. Satır eti, ciğer sarma ve akıtma mantının tanıtımında başarılı olunursa (3/6 mayıs tarihlerinde Feshane'de tanıtım günleri yapılacak) pazarı da ekleyerek yeni bir turizm destinasyonu yaratmak çok zor olmayacak gibi görünüyor. Ama pazar için biraz daha çalışılması gerekiyor.
** Keşan'lı yerel yöneticiler ve yatırımcılar turizme sıcak baksalar da halk henüz bunun farkına varamamış. Sempopzyumda salon boştu. Bu tür etkinlikler için sadece duyuru yapmak yetmiyor ne yazık ki. Belki de tek tek dolaşıp ifade etmek gerekiyor. Halkı inandırmak çok kolay değil ama onlar olmadan başarılı olmak da neredeyse imkansız gibi bir şey. Mutlaka anlayacakları bir dille bunun ifade edilmesi gerekiyor. İstanbul'dan gelenleri dinleyenler için kütüphane salonu yetmediğinde, başarı kaçınılmaz olacaktır.
** Sempozyumda Keşan halkı yoktu ama Edirne İl Turizm Müdürü İrfan Özcan, Mdr.Yrd. Zaim Bosnalı, Şube Müdürü ve Keşan Tic.ve San. Ods. Bşk. Mustafa Helvacıoğlu, İpsala Tic. Ods. Bşk. İbrahim Girgin, Mecidiye Belediye Başkanı Rıfat Güler bulunuyorlardı. Ama yine söyleyeceğim, o salona Keşan halkı ve köylülerinin geldiği gün turizmde başarılı oldukları gün olacaktır.
** İstanbu'lu turizm yazarları birboçuk günlük bir info ile Keşan, Erikli, Mecidiye ve çevresini gezip, körfezde bir tekne turu yaptılar. Yöresel yemeklerin ikram edildiği infoda benim şahsi kanaatim, Keşan'ın turizm konusunda inanlmaz zenginlikte olanaklara sahip oluşuydu. Fakat bu muhteşem olanakların hızlı bir betonlaşma tehlikesine maruz bırakıldığını da gördüm. Erikli'ye inerken adeta bir kaleyi andıran inşaatın, çevresi için emsal teşkil edeceği endişesi beni sardı, Keşan'lıların ne düşündüklerini merak etmiyor değilim. Bunun yanında hemen girişte bukunan muhtarlık binasının karşısındaki verandalı, tahta kapılı, tahta pencereli. büyük bahçeli taş ev, çevresindeki tuğla bahçe duvarı yıkılarak turime açılmış ola, Keşan için bir çekim alanı olmaz mı diye düşünmeden de edemedim.
Yazı ve Fotoğraflar :
Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr