Fatih’te bulunan ve “Kıztaşı” olarak adlandırılan sütun, yaklaşık olarak 1600 sene önce dikilmiş. Şimdi, etrafındaki yüksek apartmanlardan dolayı adeta bir hapis hayatı yaşıyor. Halbuki, yapıldığında, devrin imparatorunun heykelini taşıyan görkemli bir kaideydi ve şehrin valisi tarafından inşa ettirilmişti. Sütun da, bulunduğu yer de önemliydi.
İmparator Markianus
İmparator Markianus, II.Thedosius’un halefiydi. M.S. 450/457 yılları arasında saltanat sürdü. Aslında II.Thedosios’un güvendiği generallerinden biriydi. Ona erguvan renkli elbiseyi de bizzat II.Thedisios giydirmişti. Onu, kendisinde çok emeği bulunan ablası Pulcherie ile evlendirmişti. Bizans’ta yapılan taç giyme törenleri bu imparator tarafından başlatılmıştı. Bu törenle, mutlak hükümdarlık, tanrının seçtiği bir insan olarak kabul
görüyordu. Markianos, cesur bir askerdi ama iyi bir imparator olmayı başaramadı, saltanatı da kısa sürdü. 457 yılında öldü, yerine I.Leon geçti.
Markianus, imparator olduktan kısa bir zaman sonra bizzat başkanlık ederek 8 Ekim 451'de Kadıköy (Halkidon-Khalkedon) Konsilini toplamıştı. İstanbul Patrikliği’ni güçlendirmek amacıyla da, İstanbul’la birlikte Kudüs Kilisesi’ni de patriklik seviyesine çıkartmıştı.
Kıztaşı Sütunu
Fatih ve çevresinin Bizans dönemindeki ismi, Constantinianea olarak geçiyormuş. Burada bulunan anıt , şimdi etrafı yüksek apartmanlarla çevrilmiş olan küçük bir alanın ortasında duruyor. Toplam olarak 17 metre yüksekliğinde. Üç basamaklı bir Korinthos mermerinin üzerine oturtulmuş. Ayaklığın üzerindeki granit sütunun yüksekliği de 8,74 metre. Granit sütun tek parçadan oluşuyor. Onun üzerine de Korint nizamlı bir başlık konulmuş. Bu yıpranmış Korint başlığın üzerinde de bir başka başlık ve köşelerinde kartal figürleri bulunuyor. Yapıldığı zaman İmparator Markianus’u gösteren bir heykel bulunan sütun, şehrin valisi (Praefectus) Tatianus tarafından inşa ettririlmiş.
Anıtın vali tarafından yaptırıldığını gösteren ağıt formatında Latince yazıtlar anıtın kuzey tarafındaymışlar. Ama ne yazık ki bu gün sadece bronz veya kurşun harflerin tutturulduğu delikler var. "Markiaunus Anıtı" olarak adlandırılan sütunun sonraları "Kıztaşı" şeklinde söylenmesinin nedeni, kaidesinin bir yüzünde bulunan kabartma Nike heykeli. Bilindiği gibi, Nike, Yunan mitolojisinde zafer tanrıçasıdır. Çok hızlı koşar, uçma yetisine de sahiptir. insan görünümünde betimlenir. işte bu kabartmadan dolayı anıt Türk'ler
tarafınan "Kıztaşı" olarak adlandırılmış.
Türkler’in İstanbul’u almalarından sonra burası biraz kaderine terk edilmiş. Zaman içinde de özel bir mülkün bahçesi içinde kalarak gözden kaybolmuş. Bu yüzden İstanbul’a gelen yabancı seyyahların anılarında çok fazla bahsedilen bir anıt olamamış Kıztaşı. Onu ilk anlatan 1540 yıllarında İstanbul'da bulunan Fransız seyyah Pierre Gilles olmuş. Ama Gilles çok fazla detay vermemiş. En detaylı bilgiler, 1679 yılında Spon-Wheler tarafından anlatılmış ve aynı zamanda da resmedilmiş. Evliya Çelebi de Kıztaşı'ndan bahsetmiş. 1766 yılında da Flachat tarafından ikinci kez resmedilerek detaylı olarak anlatılmış.
1908 Yılında burada çıkan bir yangın neticesinde Kıztaşı gözler önüne çıkmış. Bu kaidenin üzerindek imparator heykelinin kayboluşuyla ilgili olarak da her hangi bir bilgi ye rastlanılamamış.
Günümüzde çevresindeki yüksek katlı binaların arasında kalmış olsa da yine de küçük bir meydanda zamana direnmeye devam etmektedir.
Yazı ve Fotoğraflar : Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr