Santorini

Kiklad Adaları, Yunanistan’da, Güney Ege’de, Antik Yunan’ın kutsal adası Delos’un çevresinde bulunan yaklaşık 220 adayı kapsayan bir ildir. Kiklad adı, Yunanca “etrafında” anlamı taşımakta olup, Delos’un etrafındaki  bu irili ufaklı adalar, Yunanistan Anakarası ile Batı Anadolu  kıyıları arasında coğrafi bir bölge olarak kabul edilmişlerdir. Başlıcaları ; Amorgos, Anafe, Andros, Antíparos, Delos,  Eschate, İos, Kea, Kímolos, Kythnos, Milos, Mikonos, Naksos (içlerinde en büyüğü budur), Paros, Folegandros, Serifos, Sífnos, Sikinos, Syros, Tenos, ve Thera yahut diğer adıyla Santorini’dir. Kiklad Adaları vilayetinin merkezi, Syros Adası’ndaki Hermoupolis kentidir.

Santorini Adası, Ege’de,  Yunanistan’ın 200 km. güney doğusunda yer alır. Adını, Yunancada “yuvarlak” anlamı taşıyan “Strogglili” den almış, Venedikliler tarafından Santa İrini’den yani Azize İrine Kilisesi’nden dolayı Santorini’ye dönüştürülmüştür.

M.Ö.3000 yıllarında, burada gelişen Akrotiri liman kenti  sosyal ve ekonomik gelişmeler sonrasında depremler ve büyük volkanik patlamalarla yerle bir olur. Bu püskürme, M.Ö.1650- 1450 yılları arasında gerçekleşir. Volkan kısa süre sonra çöker ve adanın 73 kilometrekarelik bir alanının deniz altında kalmasına yol açar. Dolayısıyla, Santorini, adeta denizin derinliklerinden çıkmış gibidir. Thera’daki volkanik patlama ve ardından yaşanan deprem ve tsunamiler sonrasında, Girit Adası’ndaki Minos  uygarlığının bu yıkımla yok olduğu veya o sırada yine güçlü bir uygarlık olan Akhaların Girit’i istila etmesiyle son bulduğu kabul edilmektedir.

M.Ö.13.yüzyıl sonlarında, Fenikeliler, yeniden Santorini’de yaşamaya başlarlar.Dunya_Santorini_1 M.Ö.8.yy’la gelindiğinde ise, Spartalılar adaya yerleşir ve ismini Therra olarak değiştirirler. Helenistik dönemde ise, Mısır’daki Ptolemais’ler Krallığı, Thera’yı savaş döneminde askeri üs olarak kullanır. Bizans İmparatoru Alexios Komnenos M.S.11.yy’da, Mesa Gonia’da,  Panagia Episkopi Kilisesi’ni kurar. Haçlı Seferleri sonrasında Thera Ada’sı Ege Denizi Dukalığı’na dahil edilir. İşte Santorini ismi bu sırada verilir. 1579-1821 Tarihleri arasında Santorini, Osmanlı toprakları içindeydi ve Doğu Akdeniz Limanlarını birbirine bağlayan önemli bir liman kentiydi. 1830 Yılına gelindiğinde, kurulmuş bulunan Yeni Yunan Devleti sınırları içerisine alındı. Bu adada yeni bir refah döneminin başlangıcı oldu. Fakat savaşlar özellikle de II.Dünya Harbi ve 1956 yılındaki yıkıcı deprem, Santorini’de düşüşe ve nüfusun azalmasınaa sebeb oldu. 1970’li Yıllarda turizme açılan ada, bu alanda sunduğu eşsiz farklılığıyla, yine parlayan bir yıldız haline geldi.

Santorini ve Burada Yapılabilecek Etkinlikler

Santorini, bir düğün adasıdır .Dünyanın her tarafından gelen çiftler, en mutlu günlerini burada gerçekleştirdikleri düğün ve nikahlarla adayı bir düğün mekan ıhaline getirmişlerdir. Santorini’nin engin mavilikleri, beyaz badanalı mavi boyalı yapıları, çiçekli dar sokakları evlenmek isteyenler ve konukları için sadelik ve mutluluğun uyumu anlamına gelmektedir.

Dalış adanın olmazsa olmazlarından biridir. Volkanin bir deniz  dibi, dalanlar için her zaman ilgi çekici bir alan olmuştur. Heyecan veren bu dalışlar, Therasia’da Trypiti Burnu’nda, Palia Kameni’deki Taxiarchis’in derinliklerindeki gemi enkazında ve Mesa Pigadia’daki burunda yapışlmaktadır.

Şarap ve gastronomi de Santorini’yi çekici, kılan farklılıklardandır. Santorini üzüm bağları, Yunanistan’ın en eski bağlarıdır. Volkanik patlama ile oluşmuş uygun bir ekosistemden dolayı üzümler eşsiz bir tada sahiptirler. Volkanik yapı, özgün mikro iklim ile üzüm yetiştiriciliği için eşi benzeri olmayan bir ortam yaratmıştır. Volkanik lavlar toprağın yapısını değiştirmiş, kil ve ponza açısında nzengin gözenekli bir toprak oluşmuştur. Kireçtaşı,  gece ve sabahın ilk saatlerinde atmosferdeki nemi tutarak adeta bir su tankı görevi görmektedir .Yine Santorini’de asmalar “kouloura” adı verilen, küçük bir sepeti andıracak bir şekilde budanarak, meyveler yoğun güneş ve tozdan korunurlar. Yine adanın doğal yapısı bu bitkilere zarar verecek haşereye müsaade etmez, örneğin filoksera isimli böcek adada yaşayamaz. Santorini, kendisine özgü bağlarıyla bilinmektedir. Şarapta adanın divası Assytriko üzümü ile yapılan hem sek hem tatlı  olan, Santorini & Vinsanto, adanın en fazla tercih edilen şarabıdır. Athiri ve Aidani beyaz üzümden, Mandilaira da kırmızı üsümden yapılır. Yine kırmızı şarap olarak Mavrotragano da önemli bir yer tutmaktadır. Gastonomi alanında da yine adanın farklı yapısı ön plandadır. Kurutulmuş olarak veya salça şeklindeki domates, az tohumlu, yağ çekmeyen ve nadir görülen beyaz patlıcan, taş duvarlar arasında ve kayalıklarda yetişen, tomurcukları ve yaprakları salatalar dahil birçok yemekte kullanılan yabani gebre otu, Santorini mutfağının ayrıcalıklarıdır. Horo tyri adlı kremsi keçi peyniri de ada halkı tarafından kendilerine yetecek kadar üretilmektedir. Yine sadece burada yetişen özel bir bakla da bulunmaktadır.

Dunya_Santorini_4Gezilmesi Gereken Köyler

Oia : Kuzeydedir.Kiklad mimarisinin ve ustalığının yanı sıra nefes kesen güzellikteki gün batımıyla da bilinir. Aghios Georgios (Aziz George) Kilisesi göürlmelidir.

Fira : Santorini’nin başkenti ve aynı zamanda da ticari merkezidir. Adayı oluşturan kalderanın kıyısındaki köy, büyüleyici bir manzara yaratmaktadır. Fira’da tepeye üç şekilde çıkılmaktadır. Eşeklerle, altı yüz basamak çıkılarak veya teleferik kullanılarak. Panagia (Meryem Ana) Bellonias Kilisesi gezilebilir.

Firostefani ve İmerovigli : Fira’nın kuzeyindeki bu iki köy, Fira’ya yürüyüş mesafesindedirler. Burada da volkan ve kalderanın nefes kesen panoramik manzaraları görülmelidir. Aziz Nikolas Manastırı da buradadır.

Karterados : Firanın biraz dışındadır. Krithalokoulouro ismi verilen geleneksel kurabiyesi ile ünlüdür. Santorini’nin geleneksel arpa kurabiyesi için asfalt patikayı takip etmeniz gerekmektedir.

Vothonas : Dış dünyadan soyutlanmış gibi duran bu gizli, sevimli köy beş kilometrelik bir vadidedir.

Messaria : Santorini Adası’nın en büyük köylerinden olup, buradaki 19.yy. sınıfını ve zenginliğini gözler önüne sermektedir.

Pyrgos : Eski başkent, pansiyonları ve geçmişten günümüze gelebilmiş olan dar sokaklarıyla bir Venedik uygarlığı kasabasıdır. Kastelli’den izlenecek manzara kaçırılmayacak güzelliktedir.  Yakınında bulunan İlyas Peygamber Manastırı görlülmeye değer güzelliktedir.

Akrotiri : Sahip olduğu büyü ktarihi geçmişi, arkeolojik değerleriyle önemli bir balıkçı köyüdür.

Emboreio : Eskiden adanın ticaret merkezi olan Emboreio, Santorini’nin en büyük köyüdür. En iyi muhafaza edilmiş olan Kastel de buradadır.

Perissa & Kamari : Sahip olduğu siyah kumsalıyla biliniyor. Kristal berraklıkta deniz gidenlerini bekliyor.

Kısaca söylemek gerektiğinde ; Kiklad Ada grubunun ortasında bulunan Santorini, kalderadan oluşmuştur. Kikladların en doğusunda, İos ve Anafi Adalarının ortasındadır. Thera, Therassia, Aspronisi ve volkanlar (volkan kraterinin bulunduğu Palaia Kameni ve Nea Kameni) Santorini Adalar Kümsi’ni oluşturur. Thera Adası’nda 14, Therassia Adası’nda 3 köy vardır. Merkez Fira Köyü’dür.

1956 Yılında gerçekleşen yıkıcı deprem sonrasında ada yeniden imar edilmiş, özelliği bozulmadan yeni baştan yaşama tutunmuştur. Yaklaşık 600 adet kilisenin 50 kadarı Meryem Ana’ya adanmıştır. Kiliselerde yaygın olarak folk mimarisi tercih edilmiştir.  Çoğunlukla, küp, paralel, sekizgen prizma, çember ve silindir şweklinde beyaz boyalı yüzeylerdir.Mimari işlemeler ve motifler yoktur, açı kalanlar küçük ve azdır. Hemen hepsi beyaz boyalı olup denizin ve gökyüzünün mavisiyle uyumludurlar. 19.Yy’da inşa edilmiş büyük ölçekli birkaç kilise yine Bizans ve Klasik Yunan mimari izleri taşımaktadır.

Ulaşım : Deniz ve hava yoluyla yapılır. Pire Limanı’ndan hergün feribot turları yapılmaktadır.

Önemli Telefonlar :
Thera Belediyesi : +30 22863 60100
Polis (Fira) : + 30 22860 22649
Sağlık Merkezi (Fira) + 30 22860 60300

Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz