Siirt Ulu Camii

İnşa tarihi bilinmeyen bu eser, yapıldıktan kısa bir müddet sonra harap olduğundan, H.  523’te (M.1129) Irak Selçuklu Hükümdarı Mugīsüddin Mahmûd b. Muhammed Tapar altanatında yeniden ele alınmıştır. 658’de (M.1260) Aatabeglerden Mücâhid İshak tarafından tamir ettirilerek genişletilmiş, yanına bir medrese ilâvesiyle külliye haline getirilmiştir.

Irak Selçukluları, 1118 -1194 tarihleri arasında hüküm sürmüşlerdi. İlk hükümdarları Mahmûd b. Muhammed Tapar’dı. Tapar, İsfahan’da tahta çıkarıldığında (511/1118) henüz on dört yaşındaydı. İyi bir tahsil görmüştü, ancak çok gençti ve kadrosunda,  dirayetli vezir ve emîrlere sahip değildi. Önce kardeşlerinin isyanlarıyla uğraştı. Daha sonra, amcası Horasan Hükümdarı Sultan Sencer  ile M.1119’da Sâve’de yapılan savaşta yenildi. Amcasına tabii oldu. 525 (1131) yılında vefat etti.

Kaynaklar, ilk camide, Büyük Selçuklu mimarisinin plan şemasınturkiye_siirt_ulu_camii_2ın sergilediğini, eyvanla birleşen mihrap önünün kubbeli bir yapı olduğunu kaydeder. Daha sonra mihrap önü kubbesinin iki yanına kubbeli iki mekânla eyvana dikey uzanan beşik tonozlu iki nef eklenmiş ve enine gelişmiş bir cami haline getirilmiştir.

Siirt Ulu Camisi, zeminden ortalama 3,5 m. aşağıda kalan bir avludadır. Etrafı avlu duvarıyla çevrilmiştir. Kuzeyde bulunan geniş merdivenlerle avluya inilir ve minarenin yanından geçilerek giriş kapısına varılır. Avlunun diğer tarafında da bir bahçe kapısı bulunmaktadır. Caminin inşasında; dış kısmında kesme taş, iç kısımda ise etrafı horasan harcı ile derzlenmiş  yığma taş kullanılmıştır. İç kısmı oldukça sadedir.

Dikdörtgen planlı caminin kıble tarafında (ön tarafı) birbirine bitişik kemerlerle bağlanmış üç kubbeli bir mekan, arka kısmı (giriş) enine gelişmiş dikdörtgen bir plan olarak tasarlanmış tonozlu neflerden oluşmuştur. Giriş, cepheden hafif dışa taşan basık kemerli bir kapıyla sağlanmıştır. Kapının bulunduğu eyvan mihraba dikey olarak uzanmaktadır. Giriş kapısı üstündeki Arapça levhada cami ve minarenin tecdit (restorasyon) bilgileri şöyle yazılmıştır;” Çaba gösterene köprü (523)…el- Mutevelli el-Halife tecdit etmiştir.

Mihraba paralel yan yana üç kubbeden ortadaki, diğerlerinden daha büyük tutulmuş, kalın ayaklarla desteklenen tromp geçişli kubbeler sekizgen kasnak üzerine oturtulmuştur. Yeni yapıda pencere açıklıklarını çeviren sivri kemerlerle geometrik şekilli alçı şebekelerden başka süslemeye yer verilmemiştir. Kıble duvarındaki alçı mihraplar 1962’de inşa edilmiş olup önlerindeki yuvarlak sütunçe ve kemerleriyle yarım daire planlı nişlerden meydana gelmektedir. Ancak eyvanın iki yanında kubbeleri taşıyan orta ayaklardaki tâli mihraplar ilk yapıdan kalmadır. Restorasyon sırasında ortaya çıkarılan bu mihraplar süslemeleriyle birlikte günümüze ulaşmıştır. Aynı özelliği taşıyan mihrapların niş ve kavsaralarına kırmızı tuğla zemin üzerine yerleştirilmiş fîrûze ve lâcivert renkli çinilerden yıldız örnekli geometrik şekiller işlenmiştir. Dış çerçevedeki palmetler ve kûfî yazı kuşağı dökülmüştür. Asıl mihrapların da benzer kompozisyonlu mozaik çinilerle süslendiği sanılmaktadır. Caminin, orijinal ahşap minberi 1933 yılında  Ankara Etnografya Müzesi’ne götürülmüş olup,  orada sergilenmektedir. Ceviz ağacından yapılmış olan bu şaheser eser, XI.yy. Selçuklu eserlerinin en güzel örneklerindendir. Siirt’li Şeyh en-Naccar tarafından, çivi kullanılmadan yapılmıştır.  611 (1214-15) tarihiyle sekiz sanatçı ve mütevelli adı taşıyan tek örnek durumundadır. Gerçek kündekârî tekniğiyle yapılan minberde beşgen ve beş köşeli yıldız çerçeveli bitki süslemeleri hâkimdir.

turkiye_siirt_ulu_camii_3Siirt Ulu Camii, minaresiyle de dikkat çekmektedir. Vaktiyle caminin kuzeydoğu köşesine bitiştiği anlaşılan minare bugün camiden uzakta kalmıştır. 1975 Restorasyonu sırasında dış kısmı muhafaza edilerek sökülmüş, temel, çekirdek, merdivenler ve iç duvarı betonla yeniden yapılmış ve süslemeleri üzerine monte edilmiştir. Yakın zamanda gerçekleştirilen restorasyonda minaredeki tuğla kaplamalar sökülüp düzenlenerek yeniden monte edilmiştir. Bu çalışmada sırlı tuğlalı motiflerde düzeltmeler yapılmış, eksik kısımlar tuğla olarak tamamlanıp üzerleri boyanmıştır. Minarenin kare planlı, dikdörtgen prizması şeklindeki kaidesi oldukça yüksek tutulmuştur. Kısa bir pabuçtan sonra silindir biçiminde devam eden gövde yukarıya doğru daralır. Kaide ince şeritlerle üç geniş süsleme kuşağına ayrılmıştır. Altta fîrûze sırlı tuğla dizileriyle elde edilen eşkenar dörtgen ve zikzak motifleri, kapı kemeri hizasında madalyon şeklinde kesilmiş yıldızlarla etrafındaki kollardan oluşan fîrûze mozaik çinili kuşak yer almaktadır. Yazılar, Hz.Muhammed ile dört büyük Halifesinin (Ebubekir, Ömer, Osman, Ali) adlarından oluşmaktadır. Üst bölümde ise sadece Hz. Muhammed  ismi nakşedilmiştir.

Siirt Ulu Camisi’nin giriş kapısının az ilerisinde  bulunan bir saat kulesi de günümüze gelemeden yok olmuştur. Uzunca bir zaman depolarda tutulan saati ise, Siirt Merkezi’nde bulunan saat kulesine monte edilmiş olup, halen kullanılmaktadır. Ayrıca, camiyi restore eden ve adeta yeniden yapan banisi el-Mücahid İshak’ın kabri de Ulu Camide’dir.

Yazı ve Fotoğraflar : Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz