Beypazar Konak Münsür

Yardımsever anlamına gelen ” Münsür “, bu konağın Beypazar’ lılara sağlık ocağı olarak kullanılması amacıyla ücretsiz verilmesinden dolayı söylenmiş. Fakat konak bu gün güzel bir restoran olarak kullanılıyor. İşte bu ilginç hikayenin bütünü. Beypazarı, turizmin göz bebeği olma yolunda çalışmalara başladığında, Beypazar’lı hanımlar bu projenin en önemli katılımcıları oldular. Evde yaptıklarını, yani mutfaklarındaki bütün hünerlerini bu kez gelen konuklara sunmaya başladılar. Böylece, Beypazarı hem özgün dokusu ve doğasıyla hem de organik ürünleri ve muhteşem damak tatlarıyla bir marka kent olma başarısını gerçekleştridi.

Konak Münsür
Beypazarı konaklarının büyük kısmı, bu turizm projesinde yer alarak birer ticari unsura dönüştüler. Kimisi, gelenlere, kapılarını konaklama mekanı olarak açtı, kimisi de birer yeme içme mekanına dönüştü. Hem restoran-cafe hem otel olarak işletilenler de oldu. Müze olan konaklar var, ama hala ailelerin yaşadığı görkemli konakların sayısı da bir hayli Beypazarı Munsurfazla.

Bu gün anlatacağımız konak, iki amaçla kullanılan farklı bir mekan. Üç katlı olan “Konak Münsür” bir restoran gibi görünse de en üst katı ikamet olarak kullanılıyor. Giriş ve ikinci katlar da tipik bir Beypazarı restoranı olarak konuklarını ağırlıyor.

Münsür Konak, yaklaşık olarak 250 yıllık bir bina. Bir tiftik tüccarına ait olan konak hem tüccarın ikametgahı hem de tiftiklerini koyduğu bir tiftik deposuymuş. Mükemmel bir mimari deha ile inşa edilmiş. Depo kısmı, giriş katta yaklaşık olarak 90 cm. kalınlığında taş duvarlarla örülmüş. Tavanı ahşap olarak yapılmış fakat bu ahşabın üzeri kalın bir toprak döşeme ile kapatılmış. Toprak zeminin üstüne tekrar bir ahşap döşeme yapılarak evin ikinci katı inşa edilmiş. Ve alt kattaki bu bölüm tiftiklerin depolandığı bir alan olarak kullanılmış. Buradaki amaç, herhangi bir yangın anını olabildiğince az zararla atlatmakmış. Bu bölümde ailenin geçim kaynağı olan tiftikler depolanıyormuş.Eğer kazara titfikler tutuşursa, tavandaki birinci kat ahşap yanacak ve ahşabın üstündeki toprak tabaka ateşe düşerek ateşi söndüreceğinden bütün konağın yanması önlenmiş olacaktı. Şayet, yangın konakta çıkarsa yine ahşap taban yanacak ama ortada bulunan toprak tabaka yangının depodaki tiftiğe geçmesini engelleyeceğinden elde edilen ticari ürün yangından korunmuş olacaktı.

Beypazarı’nın görkemli ve akıllı konaklarından biri olan Münsür Konak, bu ismi de ilk sahiplerinden dolayı almış. Münsür’ün kelime anlamı “yardımsever” demekmiş. Konak yapıldıktan bir müddet sonra ailenin büyüğü olan Hamide Hatun tarafından sağlık ocağı Beypazarı Munsurolarak kullanılması amacıyla devlete bağışlanmış. Karşılıksız olarak yapılan bu iyilikten dolayı, devlet tarafından aileye MÜNSÜR lakabı uygun görülmüş. Bir müddet sonra da yeni sağlık ocağı binası yapılmış olduğundan, konak aileye iade edilmiş. Hamide Hatun’un Ankara’da yaşayan aile fertlerinden yaşlı bir hanımefendi daha geçen seneye kadar, yılda bir defa gelir, özel izin isteyerek konağın üst katında saatlerce istirahat ederek anılarını yadedermiş. Kimbilir, o anılarda, neler neler canlanıyordu, konağın yaşlı hanımefendisinin kafasında.

Münsür Konak Restaurant
2002 Yılında, konak yeni baştan restore edilmiş. İlk iki katı restoran olarak kullanılırken, konağın sahibi olan aile bireyleri en üst katı da kendilerine ayırarak burada yaşamaya devam etmişler.

Konak Münsür, bir aile işletmesi. Yöresel lezzetlerin sunulduğu tipik bir Beypazarı ev mutfağına sahip. 100 Kişilik kapalı alanı, 50 kişilik de bahçesi bulunuyor. Bilindiği gibi Beypazarı yöresel yemekleriyle biliniyor. KonakBeypazarı Munsur Münsür’de de yöresel yemekler bulunuyor. Anadolu’nun bilinen lezzetleri, Beypazarı’nda değişik damak tatlarına dönüşüyor. Ve, bu tatların sunulduğu mekanların özgün oluşları, lezzeti bir kez daha arttııyor. El yapımı tarhana çorbası, taş fırınlarda pişirilerek yine özel güveç kaplarında ikram edilen etli güvec, parmak kalınlığında damarsız ve ince kara üzüm yaprağına sarılan etli dolma, 80 kat ince yufkadan hazırlanan baklava bu zevkli sofraların en fazla bilinenleri. Taş fırınlarda yapılan, Beypazarı Kurusu, tazeliğini yaklaşık bir sene boyunca koruyup, çay sofralarının vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor.

Dolayısıyla, Beypazarı, özgün dokusunun yanı sıra lezzetli tatlarıyla da vazgeçilemeyecek bir bölge. Konak Münsür, hem damağınıza, hem göz zevkinize hitap edecek ender mekanlardan sadece bir tanesi. Tarihe de meraklı mısınız? Ohalde Konak Münsür’ün tahta masa sandalyelerine oturmadan önce, konağı şöylece bir geziverin. Üçüncü katın ahşap tavan süslemelerini göremeyeceksiniz, çünkü orası aile bireylerinin özel alanları, ama, eski tiftik deposu, günümüz restoranının kapalı salonunu gezin, buradaki soğuk hava kısmına bir bakın. Burası hemen hemen bütün Beypazarı konaklarında bulunuyor. Geçmişin buzdolabı görevini bu küçük sarnıçlar yerine getiriyorlarmış. Bu konakta, geçmişte de üçüncü katta aile büyükleri, ikincBeypazarı Munsuri katta hizmetkarlar, girişte de “hayat” dedikleri ve günlük yaşamın büyük bölümünün geçtiği alan bulunuyordu. Hemen her odada banyo mevcuttu.

Konağın anlatımı yemeğin anlatımının önüne geçse de hepimiz biliyoruz ki, Beypazarı bir yeme-içme cennetidir. Verimli toprakları nedeniyle, nüfusun büyük bir kısmı tarımla uğraşır. Son yıllarda turizmde yakaladığı büyük başarı nedeniyle yine bu nüfusun büyük bir kımı da bu tarım ürünlerini bir lezzet şölenine dönüştürüp, ince bir zevkle sunmaya çalışır.

Sizin payınıza da Beypazarı’na gitmek kalır.

Konak Münsür
0532 681 84 46 (Mustafa Saraç)
0312 763 37 63

Yazı ve Fotoğraflar : Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz