Sardunaki Alaçatı

Alaçatı, son yılların gözdesi. Doğa cömert davranmış, insanlar da akıllı işler yapmışlar. Çok emek vermişler. Hikayedeki Sardunaki, Alaçatı’ da hem bir otel hem de bir restoran. Buyrun, birlikte dinleyelim hikayesini.

Yaşayanlar bilirler Sardunaki Alaçatı’yı. Yaklaşık dört sene önce, bir Rum bahçesine kurulan restoran, Türk-Yunan dostluğunu betimleyen bir işlevle ağırlıyor konuklarını. İki halkın ortak kültürünü ve damak zevkini harmanlayarak donatıyor masalarını. Sirtakiyle coşturup, harmandalıyla, zeybekle keyiflendiriyor gelenleri.

İzmir Karşıyaka’da ki, Sardunaki Taverna’yı, Mehmet Bey ve sevgili eşi Hürriyet Hanım, yedi ay önce tarihi Van Der Zee köşkünün bahçesinde açmışlar. Hem Sardunaki Restoran’da hem tavernada endüstri mühendisi olan kızları Öyküm, anne ve babasına Sardunakidestek vermiş. Ben, Alaçatı’da ki Sardunaki’yi fgidip gördüm, size orasını anlatmak istiyorum. Önce, sadece restoranı varmış, bu sene otelini de açmışlar.

Özellikle isim hikayesini merak ettim. Niçin Sardunaki ? Sardunya çiçeğinin rumcası mıydı acaba? Hayır dediler. Biz, Sardunya koymak istedik. Çünkü, Ege ile bütünleşmiş bir çiçektir sardunya. Hemen her Ege hikayesinde, şiirinde, şarkısında bulursunuz sardunyayı. Vefalıdır. Bir parça su, bir nebze güneşle coşar, çiçeğe boğulur, yetmezmiş gibi yapraklarıyla da sizi ıtırlı bir kokuyla sarıp sarmalar. Renkleri parlaktır, büyüleyici ve çok çeşitlidir. Hele sakız sardunyası olursa, sarkar, coşar, kalbinizi de ruhunuzu da fetheder. Ama en önemlisi, sardunyanın kalp şeklindeki yapraklarıdır diyor Mehmet Bey ve Hürriyet Hanım. Sardunya kalp şeklindeki yapraklarıyla, insana benziyor. Vefalı bir insana. Kalbi, dolayısıyla duygusu var sardunyanın. Bu yüzden bu ismi vermek istedik ama bu isim kullanılmış olduğundan biz de Türkçe’mizdeki -cik- ekiyle aynı işlevi gören Rumca’daki -naki- ekini kullandık. Bu Alicik, Ayşecik der gibi bir isim oldu. Ne diyelim, olabildiğince güzel bir isim olmuş deyip devam edelim Sardunaki’ye.

Alaçatı Sardunaki Restoran, yaşlı bir dut ağacının gölgesini, Rumlardan kalan alçak duvarlarla çevrelenmiş bir bahçenin içini mekan tutmuş. Duvarın hemen arkasında, yüksekçe bir yerden peş peşe dizili dört değirmen, Sardunaki’ye gelen konukları seyredip duruyor her gece..

SardunakiMehmet Bey, makine mühendisi. Uzun yıllar ( 20 yıl Enka’ da başlayan BP’ de biten orta ve üst düzey yöneticilik ) büyük bir holdingte yöneticilik yapmış. Emekliliği dolunca da bir gün bile beklememiş, becerikli eşi ile birlikte yerleşip hayallerini gerçekleştirebilecekleri Ege/Akdeniz sentezinde bir yer arayışı içine girmişler. İlk hedefleri Kaz Dağları, Ayvalık ve çevresi olmuş. Fakat bu arayış sürerken,
– Tesadüfen geldiğimiz Alaçatı’ ya aşık olduk ve ilk mekanımızı Alaçatı’ da açtık diyor Mehmet Bey.
Çünkü, hayallerini süsleyen yerlerden biri çıkmış karşılarına. Bakmışlar ki Alaçatı ‘da kendileri gibi düşünen bir dolu yol arkadaşları da var tamam deyip sıvamışlar kolları, başlamışlar çalışmaya.

Aradan 4 yıl geçtikten sonra benim de yolum düştü Alaçatı’ya. Ve gide gide Mehmet Bey’in konuğu oldum. Gündüz yeni açtığı Sardunaki Otel’de, gece de muhteşem Sardunaki Restoran’da.

Otel bu yıl açılmış. Alaçatı’ya mahsus, özgün binalardan. 10 odalı butik bir taş otel. Yukarıdaki salonda bir resim vardı, Mehmet Bey’in dedesiymiş. Pencere perdelerindeki, sedir örtülerindeki kaneviçe işlemeler ve beyaz danteller ise, Hürriyet Hanım’ın Karadeniz’li 74 yaşındaki annesinin hünerlerini sergiliyor. 74 yaşındaki bu genç hanım, istenmeye gelinecek kızların heyecanıyla sürekli dantel dokuyup nakış yapıyormuş. Çünkü, Sardunaki Restoranlarında rakı bardaklarının kenarındaki dantellerden tutun da ÇEYİZ SANDIĞI adını verdikleri satış noktalarındaki bütün pikeler, havlular, işlemeler bu Sardunakihanımefendinin göz nuru, el emeğiyle meydana geliyor. Ayrıca tüm reçeller de yine “anneanneye” ait Otelin bütün odalarında ailenin marifetleri sergileniyor. Bütün mobilyalar bizzat Mehmet Beyin elinden çıkmış. Her şey o kadar doğal ki, benim gibi eve döndüğünüzde salondaki bir çok şeyi atmak isteğiyle tutuşacaksınız siz de. Yine otelin salonunda bulunan bir çok obje, inanınız sizi rehabilite edecek. Tel dolap, etrafa serpiştirilmiş mavi ortancalar, ev reçelleriyle hazırlanmış kahvaltılar, her şey, belki sade ve geniş bahçe, ruhunuza bir dinginlik verecektir.

Sardunaki Restoran ise, lezzetli bir meze durağı. Mum ışığına mehtap da eşlik ediyor. Size hizmet eden garsonlar Mehmet Bey kadar becerikliler. Sirtaki yapıp, Ud ve Buzuki çalıyor, isterseniz “senede bir günü” veya sanat müziğinden sevdiğiniz bir başka parçayı mükemmel bir şekilde icra edebiliyorlar. Kendilerine olan güvenden olsa gerek biraz sanatçı şımarıklığı da yapıyorlar. Eğer şiiri seviyorsanız yine şanslısınız çünkü Mehmet Bey bir şiir delisi. Mehtapta duyguların en yoğun olduğu saatlerde, hissederek şiir okuyan etkili bir ses, işte Sardunaki ve Mehmet Bey, varın gerisini siz düşünün. Ailenin gizli saklı hiçbir şeyini bırakmadık madem sevgili Öyküm’ü de anlatayım öyleyse. Yıllar öncesinde, Mehmet Bey ile Hürriyet Hanım evlenmek istediklerinde, iki aile de karşı çıkmış ve evliliğin çetin yolunda gençleri yalnız bırakmışlar. Bu yalnızlığı da hemen onuncu ayda şirin bir kız çocuğu şenlendirince, karı koca minik bebeğe “hikayemiz” demek istemişler. İşte Öyküm’ün isim öyküsü buradan geliyor. Yakışmış da bu anne ve babasının çevresinde pervane olmuş genç kıza. Öyküm, Sardunaki’ye nasıl mı yardımcı oluyor? Gündüz icra ettiği mesleğinden sıyrılıp, nefis bir meze olarak yediğiniz Kaya Koruğu ile Deniz Fasulyelerini bu endüstri mühendisi güzel ve tatlı kızımız topluyor.

SardunakiSardunaki, Alaçatı’da Türk- Yunan karışımı, Ege mimarisinin en güzel yapılarından oluşan tarihi dokusuyla çok şirin bir otel ve sizi stresinizden arındıracak özelliklere sahip bir restoran. Otelde teknolojiden yararlanılması amacıyla ADSL hizmeti mevcut, odaları klimalı, keyifli bir mekan. Eğer, siz de benim gibi halkların kardeşliğini de önemsiyorsanız, bir Türk ezgisi yanında Yunan müziği ile de duygulanabiliyorsanız, Alaçatı’da ki bu otele veya restorana gidiniz. İlla konuk olmanız veya bir şeyler yemeniz gerekmiyor. Tanışınız, sonrasında orada birkaç gün geçirmek, onlarla sirtaki yapmak, belki de Öyküm’le birlikte Deniz Fasulyesi toplamak isteyeceksiniz.

Sardunaki TAVERNA Rez: 0 232 323 72 72 Fax: 0 232 323 73 72
Sardunaki ALAÇATI Rez: 0 232 716 02 06 Fax: 0 232 716 02 16
Sardunaki Otel KONAK Rez: 0 232 716 68 78 Fax: 0 232 716 68 77

SARDUNAKİ : GSM: 0 533 717 32 72

www.sardunaki.com info@sardunaki.com

Yazı ve Fotoğraf : Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz