Tarihi 1001 Direk Sarnıcı

Tarih kokan bir mekanda değişik tatlar sizleri bekliyor.. Tarihi 1001 Direk Sarnıcı, Sultanahmet’ in gözbebeği mekanlarından birisidir. Sarnıc, geride bıraktığı 1675 yıllık tarihi ile sizleri masallar diyarına götürebilmek için bekliyor. İçeriye girdiğiniz andan itibaren bu harika atmosferin büyüsüne kapılarak masal diyarında olduğunuz hissini sizlerde yaşayacaksınız. Müzeyi ziyaret ederek tarihi tüm dokusu ve kokusuyla yaşayabilir, çok farklı bir atmosfere sahip olan eşsiz lezzetlerin bir arada toplandığı şık restaurant kısmında keyifli vakitler geçirebilirsiniz. A’ la Carte olarak alacağınız yemeklerin enfes lezzeti bu mekanın büyüsü ile birleşince daha da keyifli bir hal alıyor.Birbirinden farklı meze çeşitleri, çerkez tavuklu böreği, içli köftesi, değişik tatlarla süslenmiş olan özel ana yemekleri, ayva tatlısından ekmek tatlısına kadar her türlü farklı lezzetin bir arada buluştuğu bu tatlar sizcede denemeye değmez mi? Tarih kokan bu mekanda yıllanmış harika şaraplarda sizleri bekleyen lezzetler arasında yer alıyor. Gürültüden ve sesten uzak sevdiklerinizle birlikte hoşça vakit geçirebileceğiniz bu mekanı görmeden durmayın diyorum.İyi bir akşam geçirmek isteyen herkese önerebileceğim mekanların başında yer alan 1001 Direk Sarnıcı anılarınızı çok güzel süsleyecektir.

Sesimizin ufak ufak yankılandığı bu mekanda yaşayacağımız hisler bizleri tarihin geçmişin etkisi altına alacaktır. Her tarafımız loş ışıklarla kaplı bu mekanın büyüsüne kapılıp gezmek bizlere keyif veriyor.Bir çok organizasyonu içeriğinde taşıyan bu farklı mekan, aynı zamanda bir çok yenilikçi girişimlerinde öncüsü olmuştur.1700 yıllık bu tarihi mekana bir çok organizasyon sığdırmanız mevcuttur. Bunlardan bir kaçı; konser, parti, düğün vb. organizasyonlarınız için de size yardımcı olacak geniş bir işletmeye ve mekana sahiptir. Unutulmaz anlarınıza da ev sahipliği yapabilecek 1001 Direk Sarnıcı 1500 kişlilik oturma düzeni ile yemek, 4500 kişilik kokteyl ve 6000 kişilik parti kapasitesi ile istanbul’un turizm ve eğlence hayatında da önemli bir yer tutmaktadır.

Sizlere biraz da 1001 Direk Sarnıcı’nın tarihçesinden bahsetmek isterim. Yerebatan Sarayı denilen Bazalika Sarnıcı’ndan sonra İstanbul’un ikinci büyük su haznesi olan Binbirdirek Sarnıcı eski Bizans kaynaklarına göre 4. yüzyılda yapılmıştır. Bu kaynakların verdiği bilgilere göre İmparator I. Constantinus şehri yeniden kurduğunda Roma’dan bazı senato üyelerini buraya göçe zorlamıştı. Bunlardan Filoksenus (Philoxenus) Sarayı’nı, Hipodrom’un komşusu olarak yaptırmış ve sarayın su ihtiyacını karşılamak üzere de bu sarnıcı inşa ettirmiştir. Bizans döneminde şehrin topografyası hakkında bilgi veren kaynaklardan Patria Konstantinopoleos’a göre Filoksenus Sarnıcı, Constantinus Forumu’na komşu idi ve yanında Lausus Sarayı bulunuyordu. Bu forumun Çemberlitaş’ta olduğu hususunda şüphe yoktur. Lausus Sarayı’nın da aynı çevrede bulunduğu bilindiğine göre Binbirdirek Sarnıcı Filoksenus Sarayı’na en geniş ihtimalle de Lausus Sarayı’na ait olabilir. Türk dönemi başladığında bu sarnıçta su bulunmadığı tahmin edilmektedir.16. yüzyılda İstanbul’a gelen Alman seyyah R. Lubenau, sarnıçta ipek ipliği işleyenlerin çalıştıklarını bildirir. Halbuki 18. yüzyılda burada su olduğunu yazanlar da vardır. Osmanlı dönemi içinde Binbirdirek su haznesi üstünde bazı büyük konakların inşa edildikleri bilinir. Bunlardan biri Fazlı Paşa burada çok ihtişamlı bir saray inşa ettirmiş ve I. Ahmet’i burada misafir etmiştir. Saray 1660’ta Ayazmakapı yangınında yanmış, yerine sonraları bir ahşap konak inşa edilmiş, defterdarlık konağı olarak da kullanılan bu bina da Hocapaşa yangınında yanmıştır. Bunlardan sonra Binbirdirek Sarnıcı üstü boş arsa olarak kalmış, yalnız üstündeki meydanda kurulan semt pazarının deposu olarak bir süre hizmet vermiştir.

Binbirdirek Sarnıcı’nın ilk defa planı, İsveçli mühendis Cornelius loos’dan elde ettiği çizime dayanarak ünlü Avusturyalı mimar Fiseher Von Erlach ( 1656 – 1723 ) tarafından yayımlanmıştır. Binbirdirek Sarnıcı, etrafı kalın bir duvarla sınırlandırılmış 64, 56, 40 m ölçüsünde büyük bir haznedir. İçinde 224 sütun bulunur. Her biri 14 sütunlu 16 sıra halindeki birbirinden 3,75 m aralıklı olan bu destekler kemerler ile bağlanmış olup, çapraz tonozları taşırlar. Sütunlar üst üste bindirilmiş iki gövdeden meydana gelmiş olup, bunların aralarına dışa taşkın birer bilezik yapılmıştır. Sütun gövdelerinin üstlerinde ise üzerlerinde hiçbir işleme bulunmayan piramit biçiminde ( impost ) başlıklar vardır. Böylece sütunlar ve başlıklar devşirme malzeme olmayıp burası için yapılmıştır. Başlıkların üstünde kemerler karşılıklı olarak ağaç gergilerle bağlanmıştır. Bugün bunların yalnız yuvarlak delikleri görülür. Sarnıcın Türk dönemindeki adı çokluk anlamındaki “binbir” teriminden gelmiş olabileceği gibi bazılarının iddia ettiklerine göre sütun gövdelerinin üst üste bindirilmiş oluşundan dolayı “binbir” teriminden de geldiği ileri sürülür.

1001 Direk Sarnıcı’nın geçmişi oldukça görkemli ve zengin. Bu kültürel mirasımızı eğer daha önce ziyaret etmediyseniz, size rahatlıkla ‘çok şey kaçırmışsınız’ diyebilirim. Hatıralarınızda kalacak esrarengiz bir fotoğraf çekmek istiyorsanız sizi 1001 Direk Sarnıcı’nı ziyarete davet ediyorum. Keyifli bir ziyaretle birlikte afiyet olsun…

Yazı: Öznur KARACA

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz