Yeni Foça Troia Restaurant & Bar

Yeni Foça’ da bulunan Troia Restaurant & Bar’ ın işletmecisi Gül Hanım, çok iyi bir aşçı. Ama onu tanıyanlar iyi bir gurme olduğunu söylüyorlar. Gül Hanım’da, başarısınıdaki sırrın bu olduğunu belirtiyor. Yeni Foça, İzmir’e 70 km. mesafede bulunan şirin bir kıyı kasabası. Önceden belde iken şimdi, Eski Foça’ya bağlı bir mahalle olmuş. Tarihte önemli bir yeri var. Ünlü Bizans tarihçisi Dukas’ın nereli olduğu tam olarak bilinmese de Yeni Foça’lı olduğu tahmin ediliyor. Dukas’ın henüz 21 yaşındayken yeni Foça’nın Ceneviz’li valisi Giovanni Aderno’nun katibi olduğu biliniyor. Ayrıca Dukas yazdığı Bizans Tarihi adlı eserde yeni Foça’nın kuruluşunu uzun uzun anlatıp “benimde burada bir evim var” diyor.

Yeni Foça, 1275 yılında buraya yerleşen Ceneviz’li Zaccaria ailesinin şap işletmeciliği yapmasından dolayı çok önemli bir liman kentiymiş. Çok da iyi bir kaleye sahipmiş. Bu güzel İonya kenti 1455 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılmış.

Bu şirin kıyı kasabası, güzel bir koyun çevresinde sıralanmış tarihi evleri, tatlı sokakları, turkuaz renkli deniziyle göz dolduruyor. Sevimli sokaklarının hangisinden girerseniz girin, sahile ulaştığınızda, büyük taş bir bina hemen dikkatinizi çeker. Tek katlı, uzunca taş bina, bir restoran bar. İşletmecileri Gül Hanım ve eşi Önder Bey, bu restoran & barın herşeyini birlikte yapmışlar. Eski bir zeytinyağı fabrikasıymış burası. Fakat çok harabe bir durumdaymış. Önce, yerini satın almışlar. Uzunca bir süre de burada kullanacakları malzemeyi biriktirmişler. Sonra taş ustalarıyla birlikte, zahmetli bir çalışma başlatmışlar. Bu gün görülen güzel binayı yaratmışlar. O sırada Gül hanım, kendisine özgü güzel yemek Yeni Foça Troiapişirme maharetini, aileye ait bir yemek fabrikası ile değerlendiriyormuş. Zaman içinde fabrikayı kapatıp yaratacakları lezzetli tatları bu mekanda sunmaya karar vermiş. 2004 yılından bu yana Yeni Foça’ya gidenler, büyük taş binanın denize bakan salonunda yaz kış demeden Akdeniz mutfağının lezzetli tatlarından nasipleniyorlar.

Önder beyin asıl mesleği makina mühendisliği, Gül hanım da emekli öğretmen. Önder Bey doğma büyüme Yeni Foça’lı. Köy Enstitüsü mezunu olan babasının kendisine bir öğüdü olmuş. Hiç bir zaman buradan ayrılmamasını ve daima doğduğu yöreye hizmet etmesini öğütlemiş oğluna.

Ben burasını çok seviyorum, babamın öğüdünü de yerine getiriyorum diyor Önder Bey. Ailenin restoran haricinde emek verdikleri bir çiftlikleri ve ambalaj makinaları üreten bir fabrikaları var. Bizim için çiftlik çok önemli diyorlar, çünkü restoranın bütün ürünleri oradan geliyor diye de ilave ediyorlar. Et, süt, yoğurt, peynir, sebzeler, her şey organik olarak üretilip restorant mutfağında leziz tatlara dönüşüyor. Fabrika da Önder beyin mesleğini icra ettiği apayrı bir uğraş için kullanılıyor.

Restoranın mutfağı Gül hanımın denetiminde. Eşi, onun bir lezzet ustası olduğunu, bunun aksinin hiç bir zaman tartışma konusu olamayacağını söylüyor. Bu sırada kaşıkladığı bulgur pilavını da örnek olarak gösteriyor. Bundan daha lezzetli bulgur pilavı olursa, ben söylediklerimi geri alırım diyor. Çok iddialı. Ben de tadıyorum. Bu basit Anadolu yemeğini enfes bir tada dönüştüren ustaya işin sırrını soruyorum. Elimin ölçüsü diyor.

Yeni Foça TroiaGül hanım ve Önder Bey hem çalışkan hem idealistler. Yeni Foça onlar için kutsal bir mekan. Becerilerini hem İzmir Çiğli’deki fabrikada hem Yeni Foça’daki çiftlik ve restoranda emeğe dönüştüren bu sevimli karı-kocaya özenmemek mümkün değil. Her ikisi de becerileri kadar ideallerini de hayata geçirmeye çalışıyorlar burada. Mekana koydukları TRİOA adını barın duvarlarında iyi bir seramik ustasının maharetli çalışması ile de ölümsüzleştirmişler. Bu büyük ve eski fabrikanın yeniden yaratılmasında kendileriyle birlikte bir çok kimsenin emeği geçmiş. Binanın ahşap donanımında Dursunbey yöresi çıralı çamlarını kullanan marangozdan tutun da bu mükemmel Troia rölyeflerini gerçekleştiren seramik sanatçısına kadar her kes canla başla çalışmış burada. Yaklaşık olarak 1000 metrekare kapalı ve 250 metrekare açık alana sahip olan mekan, iyi bir kolektif çalışmanın ürünü olmuş.

Yeni Foça, sevimli bir kıyı kasabası. Çok da korunmuş. Tarihe meraklıysanız, turkuaz renkli suları özlüyorsanız hele hele Akdeniz mutfağı tatlarının tutkunuysanız, burası tam size göre. Yaz kış demeden gidebileceğiniz yegane mekanlardan bir tanesi. Gittiğimde, İstanbul’dan bir eğitimci ile karşılaştım. İstanbul’lu eğitimci Mustafa Ateşmen’le. O da benim gibi karşıdan gördüğü bu binayı merak edip gelmiş ve üç günden beri de burada kalıyormuş.

Önce, Gül hanımın lezzetlerine takıldım diyor. Binayı merak edip gelmiştim. Gelince de kaldım. Burası görülmeye değer ender yerlerden. Akşam saat sekizden sonra yeni bir hayat başlıyor burada. Gündüz koydaki plajda geçen yaşam gece başka bir yüze dönüyor. Küçük ve şirin bir yer Yeni Foça. Benim gibi kalabalıktan kaçanlar için bulunmaz bir fırsat yaratıyor gelenlere. Elit, küçük bir yer. Hareketlilikten de uzak değil ama kendisine özgü Yeni Foça Troiabir sükunete de sahip. Üç gündür buradayım görünen o ki biraz daha kalacağım.

Yeni Foça, Troia Restaurant & Bar, yazla sınırlı kalmayan mekanlardan. Her mevsim gidilebileceklerden. Girit usulü otlardan Foça’nın leziz balıklarına, tarihten yakın geçmişe, doğadan turkuaz sulara aranabilecek her şeye sahip.

Troia Restaurant & Bar
Ali Star Cad. No : 5 Yeni Foça – İZMİR
Tel : 0532 287 51 60

Yazı ve Fotoğraflar : Bilsen GÜRER
bgurer@isiltur.com.tr

.

Yeni Foça Troia

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum yapabilirsiniz